Blog
Kötü Geçen Bir Denemeden Güçlenerek Çıkmanın Yolları
- Şubat 25, 2026
- Yayınlayan: admin
YKS hazırlık sürecinde deneme sınavları, öğrencinin seviyesini görmesi ve eksiklerini fark etmesi açısından vazgeçilmez bir araçtır. Ancak bazen beklenen performansın altında kalan sonuçlar, motivasyonu ciddi şekilde sarsabilir. Hedeflenen netlere ulaşılamadığında özgüven düşebilir, çalışma isteği azalabilir ve süreç olduğundan daha zor görünmeye başlayabilir. Oysa kötü geçen bir deneme, doğru değerlendirildiğinde gelişimin en güçlü basamaklarından biridir.
Öncelikle, olumsuz bir sonuç karşısında hissedilen hayal kırıklığının doğal olduğunu kabul etmek gerekir. Emek verilen bir çalışmanın karşılığını görmek istenir; beklenti yükseldikçe hayal kırıklığı da artabilir. Ancak burada önemli olan, bu duygunun süreci tamamen gölgelemesine izin vermemektir. Deneme sınavları birer ölçüm aracıdır; amaç mükemmel olmak değil, eksikleri tespit etmektir. Bu bakış açısı benimsendiğinde, kötü bir sonuç “başarısızlık” olmaktan çıkar ve “geri bildirim” hâline gelir.
Moral toparlamanın en kritik adımı, sonucu kişiselleştirmemektir. Düşük net yapmak, yetersiz olduğunuz anlamına gelmez; yalnızca belirli alanlarda gelişime ihtiyaç olduğunu gösterir. Bu noktada net sayısına takılı kalmak yerine, sonucun nedenlerini sorgulamak gerekir. Bilgi eksikliği mi vardı, süre mi yetmedi, dikkat hataları mı yapıldı, yoksa sınav anındaki kaygı mı performansı etkiledi? Bu sorulara verilen samimi cevaplar, ilerlemenin yönünü belirler. Analitik bir yaklaşım, duygusal tepkiden her zaman daha yapıcıdır.
Deneme sonrasında yapılacak sistemli analiz, sürecin en verimli kısmıdır. Yanlış soruların hangi konulardan geldiği belirlenmeli, dikkat hataları özellikle not edilmeli ve tekrar edilmesi gereken başlıklar plan içerisine eklenmelidir. Aynı hata türünün tekrar edip etmediğini görmek, çalışma stratejisinde değişiklik yapma gerekliliğini ortaya koyar. Böylece her deneme, bir sonraki denemenin altyapısını oluşturur. Gelişim çoğu zaman sınav sırasında değil, sınav sonrasındaki analiz sürecinde gerçekleşir.
Bu süreçte en sık yapılan hatalardan biri, başkalarıyla kıyaslamadır. Arkadaşların netleriyle kendi performansını karşılaştırmak kısa vadede motivasyon kaybına yol açabilir. Oysa her öğrencinin başlangıç noktası, öğrenme hızı ve çalışma düzeni farklıdır. YKS uzun soluklu bir maratondur ve bu maratonda esas kıyas, geçmiş performansla yapılmalıdır. Eğer birkaç ay öncesine göre ilerleme varsa, süreç doğru yönde ilerliyor demektir. Küçük artışlar zamanla büyük farklar yaratır.
Bazen moral bozukluğu yalnızca akademik değil, zihinsel yorgunluktan da kaynaklanabilir. Yoğun tempo, sürekli deneme çözme ve yüksek beklenti baskısı zihni yorabilir. Böyle durumlarda kısa bir mola vermek süreci baltalamaz; aksine verimi artırır. Yarım günlük bir dinlenme, açık havada kısa bir yürüyüş ya da ekranlardan uzak geçirilen birkaç saat, zihinsel toparlanmayı hızlandırabilir. Önemli olan molayı kontrollü tutmak ve yeniden planlı bir şekilde çalışmaya dönmektir.
Moralin yeniden inşa edilmesi için küçük ve ulaşılabilir hedefler belirlemek oldukça etkilidir. Büyük sıçramalar yerine adım adım ilerlemek daha sürdürülebilirdir. Bir sonraki denemede birkaç net artışı hedeflemek, zayıf olunan tek bir konuyu tamamlamaya odaklanmak ya da günlük soru sayısını istikrarlı hâle getirmek, özgüveni güçlendirir. Küçük başarılar, büyük hedeflerin temelini oluşturur.
Unutulmaması gereken en önemli nokta ise şudur: Bir deneme sonucu, tüm sürecin kaderini belirlemez. YKS hazırlığı uzun bir yolculuktur ve bu yolculukta inişler çıkışlar kaçınılmazdır. Kalıcı başarı, hiç düşmemekten değil; düştükten sonra yeniden ayağa kalkabilmekten doğar. Disiplinli çalışma, doğru analiz ve sabırlı bir yaklaşım sayesinde olumsuz görünen her sonuç, gelişim fırsatına dönüşebilir.
Başarısız bir deneme, sürecin sonu değil; çoğu zaman gerçek ilerlemenin başlangıcıdır. Önemli olan, moral kaybını kalıcı hâle getirmemek ve bir sonraki adımı bilinçli şekilde atmaktır. Çünkü başarı, vazgeçmeyenlerin sürecidir.