Hobbies
Hayatın belirli dönemlerinde koyduğumuz hedefler, o anki koşullarımızın, değerlerimizin ve ihtiyaçlarımızın bir yansımasıdır. Ancak zaman ilerledikçe hem biz değişiriz hem de çevresel şartlar dönüşür. Bu noktada ortaya önemli bir soru çıkar: Hedef değiştirmek kararsızlık mıdır, yoksa psikolojik esnekliğin bir göstergesi midir? Toplumda hedef değiştirmek çoğu zaman olumsuz bir anlam taşır. “Yine mi vazgeçtin?”, “Hiçbir şeye […]
Sınav sürecinde birçok öğrenci için en zor duygulardan biri yanlış yapma korkusudur. Yanlış işaretlemekten, net kaybetmekten ya da bilgisinin yetersiz olduğunu görmekten kaçınmak ister. Oysa öğrenme süreci doğası gereği deneme ve hata içerir. Yanlıştan uzak durmaya çalışmak kısa vadede güvenli hissettirse de uzun vadede performansı sınırlayabilir. Risk almadan öğrenmek mümkün değildir. Bir konuyu gerçekten kavramanın […]
Ders çalışırken zihnimiz hiçbir zaman tamamen sessiz değildir. Bir yandan konuya odaklanmaya çalışırken, diğer yandan içimizden geçen cümleler performansımızı doğrudan etkiler. “Yine yapamayacağım”, “Herkes benden daha iyi”, “Bu konu bana göre değil” gibi düşünceler motivasyonu düşürür, dikkati dağıtır ve öğrenme sürecini zorlaştırır. Oysa iç konuşma, kontrol edilemez bir süreç değil; fark edildiğinde düzenlenebilir bir zihinsel […]
Sınav sürecinde en sık karşılaşılan sorulardan biri şudur: Yorgunken çalışmak gerçekten verimli mi? Pek çok öğrenci günün sonunda kendini masanın başına zorla oturtur. Vicdan rahatlar; ancak zihinsel performans aynı ölçüde güçlü değildir. Bu noktada önemli olan, çalışmanın süresi değil niteliğidir. Bilişsel performans; dikkat, algı, bellek ve problem çözme kapasitesinin toplamıyla ilgilidir. Zihin de kas sistemi […]
Sınav senesi denildiğinde birçok öğrencinin zihninde aynı düşünce belirir: “Artık sosyal hayat yok.” Bu düşünce çoğu zaman çevreden duyulan cümlelerle, kıyaslarla ve başarı hikayelerinin abartılı anlatımıyla beslenir. Oysa gerçek şu ki sınav senesi, hayatın askıya alındığı bir dönem değil; önceliklerin yeniden düzenlendiği bir süreçtir. Sosyal hayat tamamen bitmez, sadece biçim değiştirir. Öğrenciler genellikle ders çalışmadıkları […]
Ders çalışırken zihnin dağılması, birçok öğrencinin yaşadığı ortak bir deneyimdir. Bir konuya başlarsın, birkaç dakika sonra aklın başka bir yere kayar, telefona uzanırsın ya da “bir mola vereyim” diyerek masadan kalkarsın. Bu durum çoğu zaman verimsizlik ya da yetersizlik gibi algılansa da, aslında insan zihninin doğal çalışma biçiminin bir parçasıdır. Dikkat, sabit ve hiç bozulmayan […]
Bir konuyu defalarca çalıştığı halde kısa süre sonra unuttuğunu fark eden öğrenci sayısı oldukça fazladır. Bu durum çoğu zaman “Bende bu ders olmuyor.” düşüncesine yol açar. Oysa mesele, çoğunlukla zeka ya da kapasite ile ilgili değildir. Öğrenme sürecinin nasıl yürütüldüğü, bilginin beyinde nasıl işlendiği ve tekrarların ne şekilde yapıldığı unutmanın hızını doğrudan etkiler. Yanlış yöntemlerle […]
Öğrenmek çoğu zaman bilgiye ulaşmakla karıştırılır. Oysa asıl mesele, öğrenilen bilginin kalıcı olmasıdır. Sınavdan sonra hızla unutulan bilgiler yerine, uzun vadede hatırlanan ve kullanılabilen öğrenmeler hedeflenmelidir. Rehberlik perspektifinden bakıldığında kalıcı öğrenme, doğru tekniklerle herkes için mümkündür. Kalıcı Öğrenme Nedir? Kalıcı öğrenme; bilginin kısa süreli hafızadan uzun süreli hafızaya aktarılması ve gerektiğinde geri çağrılabilmesidir. Ezberden ziyade […]
Birçok lise ve ortaokul öğrencisi uzun saatler ders çalışmasına rağmen istediği başarıyı elde edemediğini söyler. Bunun temel nedeni, yeterince çalışmamak değil; verimsiz çalışmaktır. Verimli ders çalışma, zamanı ve enerjiyi doğru kullanmayı gerektirir. Verimli Ders Çalışma Nedir? Verimli ders çalışma; öğrencinin dikkatini derse verebildiği, konuyu gerçekten anlayabildiği ve öğrendiklerini kalıcı hale getirebildiği bir çalışma sürecidir. Bu […]
Telefon, günümüz öğrencileri için hem vazgeçilmez bir araç hem de odaklanmayı en çok bozan etkenlerden biridir. Ders çalışmaya oturulduğunda “Sadece bir mesajıma bakayım.” ya da “İki dakika sosyal medyaya gireyim.” düşüncesiyle başlayan küçük molalar, çoğu zaman uzun süreli dikkat kaybına dönüşür. Telefonu elimize aldığımız anda zihnimiz, derse değil ekrandaki uyaranlara yönelir. Bu durum, çalışmanın bölünmesine, […]