Blog
Başarı, Adım Adım Bir Yolculuktur
- Kasım 26, 2025
- Yayınlayan: admin
- Kategori: Adverisement Hobbies izmirykskursları LGS Duyurular LGS Rehberlik Technology Uncategorized YKS Duyurular YKS Rehberlik
Öğrenciler artık hızlı sonuçların normal olduğu bir çağda büyüyor. Bir videonun açılmasını beklerken bile sabırsızlanan bir çocuk, ders çalışırken de aynı hızda ilerlemek istiyor. “Hemen anlayayım, hemen bitireyim, hemen sonuç alayım” düşüncesi, öğrenmeyi bir yarışa çeviriyor. Oysa öğrenme; sindirilmesi, tekrar edilmesi, zamanla pekişmesi gereken doğal ve yavaş bir süreçtir. Hız beklentisi arttıkça sabır azalmaya başlar ve öğrenciler zorlukla karşılaştıklarında hemen vazgeçme eğilimine girer.
Sabır kası, doğuştan gelen bir yetenek değil; zamanla güçlenen bir beceridir. Bu beceriyi geliştirmek için öğrencilerin önce başarıyı “hemen elde edilen bir sonuç” olarak değil, “birikerek gelen bir emek” olarak görmesi gerekir. Bunun için en etkili yöntemlerden biri, öğrenmeyi küçük ve ölçülebilir hedeflere bölmektir. Bir konunun tamamını bir anda anlamaya çalışmak kaygı yaratırken, konuyu parçalara ayırıp her gün küçük bir adım atmak hem ilerlemeyi görünür kılar hem de sabrı destekler. Öğrenci küçük adımların toplamının büyük başarıyı oluşturduğunu fark ettikçe, hız baskısı azalır.
Ayrıca her öğrencinin öğrenme hızının farklı olduğunu bilmek sabrı geliştiren önemli bir bakış açısıdır. Kimi öğrenci okuduğunu hemen anlar, kimi bir kez daha tekrar etmek ister. Bu farklılığın tamamen doğal olduğu fark edildiğinde, öğrenciler kendilerini başkalarıyla kıyaslamayı bırakır. Kıyaslama azaldıkça da sabırsızlık, yerini kendi sürecine odaklanmaya bırakır.
Hataları kabullenmek de sabır kasını büyütür. Öğrenciler genellikle yanlış yaptıklarında moral bozar, hemen pes etmeye yönelir. Oysa hata, öğrenmenin doğal bir parçasıdır. Bir soruyu yanlış çözmek, o konuyu anlamadığını değil; daha iyi öğrenme fırsatı doğduğunu gösterir. Bu bakış açısı güçlü olduğunda öğrenci zorlandığında geri çekilmez, tekrar denemeye devam eder.
Hem öğretmenlerin hem ailelerin yaklaşımı da sabrı şekillendirir. Öğretmenlerin süreç odaklı geri bildirim vermesi, “Sonuç güzel ama bu süreçte gösterdiğin çaba daha değerli” demesi, öğrencinin hız yerine emeğe odaklanmasını sağlar. Evde ise ailelerin acele ettirmek yerine sakin ve destekleyici bir tutum sergilemesi çocuğun iç temposunu dengeler. Bu ortam, öğrencinin sabırlı olmayı doğal bir davranış gibi benimsemesine yardımcı olur.
Sonuç olarak, sabır öğrenilebilir; zamanla güçlenir. Öğrenciler hemen sonuç alamadıklarında moral bozmadan devam etmeyi öğrendiklerinde, hem başarıları hem özgüvenleri sağlam temellere oturur. Çünkü gerçek gelişim bir anda değil, birikerek ve adım adım gelir. Bu yolculuğu anlayan öğrenciler, sadece derslerde değil hayatın her alanında daha dirençli ve daha kararlı bireyler haline gelir.