Blog
Hedef Değiştirmek Kararsızlık mı, Psikolojik Esneklik mi?
- Şubat 27, 2026
- Yayınlayan: admin
- Kategori: Adverisement Hobbies izmirykskursları LGS Duyurular LGS Rehberlik Technology Uncategorized YKS Duyurular YKS Rehberlik
Hayatın belirli dönemlerinde koyduğumuz hedefler, o anki koşullarımızın, değerlerimizin ve ihtiyaçlarımızın bir yansımasıdır. Ancak zaman ilerledikçe hem biz değişiriz hem de çevresel şartlar dönüşür. Bu noktada ortaya önemli bir soru çıkar: Hedef değiştirmek kararsızlık mıdır, yoksa psikolojik esnekliğin bir göstergesi midir?
Toplumda hedef değiştirmek çoğu zaman olumsuz bir anlam taşır. “Yine mi vazgeçtin?”, “Hiçbir şeye karar veremiyorsun.” gibi ifadeler, bireyin kararını gözden geçirmesini zayıflık gibi gösterir. Oysa her hedef değişikliği kararsızlık değildir. Kararsızlık genellikle sık, ani ve düşünülmeden yapılan yön değişikliklerini ifade eder. Kişi bir gün bir hedefe yönelir, ertesi gün başka bir hedefe geçer ve bu süreçte derin bir değerlendirme yapmaz. Bu durum çoğunlukla kaygı, belirsizlik toleransının düşüklüğü ya da eleştirilme korkusuyla ilişkilidir.
Psikolojik esneklik ise farklı bir zeminde durur. Psikolojik esneklik, bireyin mevcut koşulları gerçekçi biçimde değerlendirebilmesi, kendi değerleriyle temas halinde kalabilmesi ve gerektiğinde yönünü bilinçli şekilde değiştirebilmesidir. Yani burada ani bir kaçış değil, bilinçli bir uyum süreci vardır. Kişi şunu sorar: “Bu hedef hala benim değerlerimle uyumlu mu? Bu yolda ilerlemek bana uzun vadede katkı sağlayacak mı?” Eğer yanıt hayırsa, hedefi güncellemek bir zayıflık değil, aksine sağlıklı bir öz farkındalık göstergesidir.
Bazı durumlarda hedef değiştirmek gelişimin doğal bir sonucudur. Örneğin lise döneminde seçilen bir meslek hedefi, üniversite sürecinde edinilen deneyimlerle anlamını yitirebilir. Bu değişim, kişinin tutarsız olduğu anlamına gelmez; tam tersine yeni bilgiler ışığında kendini yeniden konumlandırabildiğini gösterir. Sabit kalmak her zaman istikrar değildir. Bazen değişmemek, yalnızca alışkanlıklara tutunmaktır.
Elbette burada önemli bir ayrım vardır. Eğer hedef değişikliği her zorlukta gerçekleşiyorsa, bu durum kaçınma davranışına işaret edebilir. Zorlanınca vazgeçmek ile bilinçli bir değerlendirme sonucunda yön değiştirmek aynı şey değildir. Psikolojik esneklik, zorluk karşısında hemen geri çekilmek değil; zorluğun niteliğini analiz edip gerçekçi bir karar vermektir. Birey “Bu süreç geçici bir engel mi, yoksa yapısal bir uyumsuzluk mu?” sorusunu sorabildiğinde, verdiği karar daha sağlam bir zemine oturur.
Hedef değiştirmenin sağlıklı olup olmadığını anlamak için üç temel ölçüt değerlendirilebilir. Birincisi, kararın duygusal bir anın ürünü olup olmadığıdır. İkincisi, yeni hedefin kişinin temel değerleriyle uyumlu olup olmadığıdır. Üçüncüsü ise değişimin kısa vadeli rahatlama mı yoksa uzun vadeli iyilik hali mi sağladığıdır. Eğer değişim yalnızca geçici bir kaygıyı azaltıyorsa, bu kaçınma olabilir. Ancak uzun vadede anlam ve doyum artışı sağlıyorsa, bu psikolojik esnekliğin göstergesidir.
Unutulmamalıdır ki insan gelişen ve dönüşen bir varlıktır. Aynı kalmak her zaman güçlü olmak demek değildir. Bazen gerçek güç, “Artık bu yol bana uygun değil.” diyebilme cesaretinde saklıdır. Hedefler araçtır; asıl önemli olan, o hedeflerin bizi hangi değerlere taşıdığıdır. Bu nedenle hedef değiştirmek otomatik olarak kararsızlık etiketiyle değerlendirilmemelidir. Doğru zamanda ve doğru gerekçeyle yapılan bir değişim, bireyin kendisiyle daha uyumlu bir yaşam kurmasının kapısını aralayabilir.
Sonuç olarak hedef değiştirmek tek başına ne bir zayıflık ne de bir üstünlüktür. Onu anlamlı kılan, değişimin ardındaki bilinç, farkındalık ve değer uyumudur. Psikolojik esneklik, hayatın değişken doğasına uyum sağlayabilme becerisidir. Bazen aynı yolda ısrar etmek değil, yeni bir yol seçebilmek gelişimin en güçlü adımıdır.