Blog
Okuldan Eve Geldikten Sonra Ders Çalışmaya Geçiş Rutini: Günün İkinci Yarısını Nasıl Daha Verimli Yönetebilirsiniz?
- Ekim 19, 2026
- Yayınlayan: admin
- Kategori: Adverisement Hobbies izmirykskursları LGS Duyurular LGS Rehberlik Technology Uncategorized YKS Duyurular YKS Rehberlik
Okuldan eve geldiniz. Gün boyunca ders dinlediniz, öğretmenlerin anlattıklarını takip etmeye çalıştınız, teneffüslerde arkadaşlarınızla vakit geçirdiniz, belki sınav oldunuz, belki de yetiştirmeniz gereken ödevlerle uğraştınız. Eve ulaştığınızda tek isteğiniz biraz dinlenmek olabilir. Ancak aklınızın bir köşesinde sizi bekleyen konular, çözülmesi gereken sorular ve yaklaşan sınavlar vardır.
Tam da bu noktada birçok öğrencinin yaşadığı ortak bir sorun ortaya çıkar: Okuldan eve geldikten sonra ders çalışmaya başlamak.
Aslında sorun her zaman ders çalışmak istememek değildir. Bazen okulda geçen uzun bir günün ardından zihinsel olarak yorulmuş hissedersiniz. Bazen kısa bir mola vermek istersiniz ancak bu mola planladığınızdan çok daha uzun sürer. Bazen de nereden başlayacağınızı bilemediğiniz için masaya oturmak zorlaşır. Günün nasıl geçtiğini anlamadan akşam olur ve ders çalışmaya ayırmayı düşündüğünüz zaman giderek azalır.
Özellikle lise öğrencileri ve YKS’ye hazırlanan gençler için okuldan sonraki saatler büyük önem taşır. Çünkü bu saatlerde hem okulda öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesi hem eksiklerin tamamlanması hem de sınava yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerekir. Bununla birlikte günün bütün yorgunluğunu yok sayarak saatlerce çalışmaya çalışmak da sürdürülebilir bir yöntem değildir.
İhtiyaç duyulan şey, eve gelir gelmez kendinizi zorlayarak masaya oturmak değil; okuldan sonra dinlenmeyi, günlük sorumlulukları ve ders çalışmayı birbirine bağlayan uygulanabilir bir rutin oluşturmaktır.
Peki, okuldan eve geldikten sonra ders çalışmaya geçiş nasıl kolaylaştırılabilir? Bu geçişi her gün daha düzenli hâle getirmek için hangi adımlar atılabilir?
1. Okuldan Eve Geldiğinizde Hemen Ders Çalışmak Zorunda Değilsiniz
Bazı öğrenciler verimli çalışmanın eve gelir gelmez dersin başına oturmak anlamına geldiğini düşünür. Bu nedenle kendilerine kısa bir dinlenme süresi bile tanımazlar. Eve gelir gelmez kitaplarını açar, çalışmaya başlar ve yorgunluklarını görmezden gelmeye çalışırlar.
Ancak bu yaklaşım her öğrenci için uygun değildir.
Okulda geçirilen zaman yalnızca fiziksel bir zaman dilimi değildir. Dersleri dinlemek, bilgileri anlamlandırmak, öğretmenlerin sorularına cevap vermek, arkadaşlarla iletişim kurmak ve gün boyunca dikkatini sürdürmek zihinsel çaba gerektirir. Dolayısıyla eve geldiğinizde bir süre dinlenme ihtiyacı hissetmeniz son derece doğaldır.
Burada önemli olan, dinlenmek ile ders çalışmayı sürekli ertelemek arasındaki farkı görebilmektir.
Planlı dinlenme, ders çalışmanın karşıtı değil, sürdürülebilir bir çalışma düzeninin parçasıdır.
Eve geldiğinizde yemek yemek, üzerinizi değiştirmek, biraz uzanmak, ailenizle sohbet etmek veya kısa bir yürüyüş yapmak isteyebilirsiniz. Bunların hiçbiri tek başına zaman kaybı değildir. Önemli olan, bu etkinliklerin ardından ders çalışmaya ne zaman geçeceğinizi önceden belirlemektir.
Örneğin eve saat 16.00’da geldiğinizi düşünelim. Kendinize 45 dakikalık bir dinlenme süresi ayırabilir ve saat 16.45’te çalışma masasına geçmeyi planlayabilirsiniz. Bu durumda dinlenmeniz belirsiz bir bekleyiş olmaktan çıkar ve günlük programınızın bir parçasına dönüşür.
Böylece zihninizde sürekli devam eden “Biraz daha dinleneyim mi, şimdi mi başlasam?” düşüncesi de azalabilir.
Burada herkes için geçerli tek bir dinlenme süresi olmadığını unutmayın. Okuldan eve ulaşım süreniz, okulda geçirdiğiniz zaman, uyku düzeniniz ve günlük sorumluluklarınız farklı olabilir. Kendi ihtiyaçlarınıza uygun bir geçiş süresi belirlemeniz daha doğrudur.
2. Eve Gelmeden Önce Günün İlk Çalışmasını Belirleyin
Ders çalışmaya başlamayı zorlaştıran etkenlerden biri, masaya oturduktan sonra ne yapacağınıza karar vermeye çalışmaktır.
Matematik mi çalışmalısınız? Okulda işlenen konuyu tekrar mı etmelisiniz? Ödevinizi mi tamamlamalısınız? Yoksa YKS hazırlığı için soru mu çözmelisiniz?
Birden fazla seçenek arasında karar vermeye çalışmak, başlangıç aşamasını gereksiz yere uzatabilir.
Bu nedenle günün ilk çalışma görevini mümkünse bir önceki akşamdan belirleyin.
Örneğin:
- Matematik dersinde işlenen konunun kısa tekrarını yapmak.
- Türkçe paragraf sorularından belirlediğiniz sayıda çözmek.
- Fizik dersinde anlamadığınız iki noktayı gözden geçirmek.
- Bir önceki deneme sınavında yanlış yaptığınız soruları incelemek.
- Ertesi gün teslim edilmesi gereken ödevi tamamlamak.
Buradaki amaç, bütün akşamın ayrıntılarını kusursuz biçimde planlamak değildir. Yalnızca ilk adımı önceden belirlemektir.
Çünkü başlangıcı belli olan bir çalışma, ne yapılacağı bilinmeyen bir çalışma planına göre daha kolay uygulanabilir.
Özellikle YKS’ye hazırlanan öğrenciler için bu yaklaşım oldukça işlevseldir. TYT, AYT, okul dersleri ve ödevler arasında seçim yapmaya çalışırken zaman kaybetmek yerine önceden belirlenmiş ilk göreve başlayabilirsiniz.
Elbette gün içinde beklenmedik bir durum yaşanabilir. Okulda işlenen konu düşündüğünüzden daha zor olabilir veya acil bir ödev ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda planınızı güncellemeniz doğaldır. Önemli olan plana ne pahasına olursa olsun uymak değil, ne yapacağınızı bilinçli biçimde belirlemektir.
3. Kendinize Bir Geçiş Rutini Oluşturun
Rutin oluşturmak, her gün aynı saatte ve aynı koşullarda çalışmak zorunda olmak anlamına gelmez. Asıl amaç, okul ile evdeki çalışma zamanı arasında zihinsel bir bağlantı kurmaktır.
Günlük hayatınızda sık sık tekrarladığınız davranışları düşünün. Sabah hazırlanmak, okula gitmek, çantanızı toplamak veya akşam yemeği yemek belirli bir sırayla gerçekleşebilir. Zaman içinde bu davranışları gerçekleştirmek için her defasında uzun uzun düşünmeniz gerekmez.
Ders çalışmaya geçiş için de benzer bir sıralama oluşturabilirsiniz.
Örneğin:
- Eve gelince üzerinizi değiştirin.
- Yemeğinizi yiyin ve su için.
- Telefonunuzu belirlediğiniz yere bırakın.
- Günün çalışma hedefini gözden geçirin.
- Masanızı hazırlayın.
- İlk görevinize başlayın.
Bu sıralama size uygun olmak zorunda. İsterseniz dinlenme süresini uzatabilir, isterseniz kısa bir yürüyüşü rutininize ekleyebilirsiniz.
Önemli olan, her gün sıfırdan karar vermek yerine sizi çalışma ortamına taşıyan tanıdık bir düzen oluşturmaktır.
Bir süre sonra eve geldikten sonra uyguladığınız bu küçük adımlar, ders çalışma zamanının yaklaştığını hatırlatan işaretlere dönüşebilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Rutinin çok uzun ve ayrıntılı olması gerekmez. Her gün kusursuz biçimde uygulamanız gereken onlarca kural belirlemek, süreci kolaylaştırmak yerine zorlaştırabilir.
Başlangıç için üç veya dört adımdan oluşan basit bir rutin yeterlidir.
4. Dinlenme Süresini Belirsiz Bırakmayın
Okuldan geldikten sonra kısa bir süre dinlenmek istemek doğaldır. Ancak bazen kısa bir mola olarak başlayan süreç, farkında olmadan akşamın büyük bölümünü kaplayabilir.
Örneğin telefonunuzu kontrol etmek için birkaç dakikalığına koltuğa oturursunuz. Bir mesajı yanıtlarsınız, ardından sosyal medyada gezinmeye başlarsınız. Bir video diğerini takip eder ve planladığınız dinlenme süresi uzar.
Burada sorun dinlenmek değil, dinlenmenin ne zaman sona ereceğinin belli olmamasıdır.
Bunun için mola sürenizi önceden belirleyebilirsiniz. İhtiyacınıza göre 30, 45 veya 60 dakikalık bir dinlenme aralığı seçebilirsiniz. Bu süre kesin bir kural değildir; günlük temponuza ve yorgunluk düzeyinize göre değişebilir.
Telefon kullanımı molanızın uzamasına neden oluyorsa alarm kurabilir veya telefonunuzu gözünüzün önünde olmayacak bir yere bırakabilirsiniz.
Ayrıca dinlenme sırasında hangi etkinliklerin sizi gerçekten rahatlattığını gözlemleyin.
Bazı öğrenciler kısa bir yürüyüşten sonra daha rahat hisseder. Bazıları yemek yiyip sessizce oturmayı tercih eder. Bazıları ise ailesiyle sohbet ettiğinde günün stresinden uzaklaşır.
Sizi dinlendiren etkinliklerle zamanın nasıl geçtiğini fark etmenizi zorlaştıran etkinlikler aynı olmayabilir. Bu ayrımı keşfetmek, okuldan sonraki zamanınızı daha bilinçli yönetmenize yardımcı olur.
5. Ders Çalışmaya Küçük Bir Görevle Başlayın
Eve geldiniz, dinlendiniz ve masaya oturdunuz. Buna rağmen ders çalışmaya başlayamıyorsanız ilk göreviniz gözünüzde fazla büyüyor olabilir.
Örneğin kendinize “Bu akşam matematiği tamamen bitireceğim.” demiş olabilirsiniz. Ancak matematikte tamamlamanız gereken çok sayıda konu ve soru vardır. Görevin kapsamı belirsiz olduğunda başlamak zorlaşabilir.
Bunun yerine görevinizi küçük ve somut bir adıma dönüştürün.
“Matematik çalışacağım.” yerine “Bugün okulda işlenen konunun defter notlarını gözden geçirip üç örnek soru çözeceğim.” diyebilirsiniz.
“Fiziğimi geliştireceğim.” yerine “Kuvvet ve hareket konusunda daha önce yanlış yaptığım beş soruyu yeniden inceleyeceğim.” şeklinde bir hedef belirleyebilirsiniz.
Bu yaklaşım, çalışma görevinizin nerede başlayıp nerede biteceğini görmenizi sağlar.
İlk görevinizi tamamladıktan sonra devam etmek daha kolay hâle gelebilir. Çünkü artık çalışmaya başlama aşamasını geride bırakmış ve belirli bir ilerleme kaydetmiş olursunuz.
Bununla birlikte küçük bir görevle başlamak, mutlaka çok kolay bir görev seçmeniz gerektiği anlamına gelmez. Amaç, o günkü çalışma sürecini başlatabilecek kadar açık ve yönetilebilir bir adım belirlemektir.
Özellikle okuldan sonra zihinsel yorgunluk hissettiğiniz günlerde bu yöntem işinizi kolaylaştırabilir.
6. İlk Çalışma Bloğunu Günün Enerjisine Göre Planlayın
Her öğrencinin gün içindeki enerji düzeyi aynı değildir. Bazı öğrenciler okuldan gelir gelmez çalışmaya daha hazır hissederken bazıları dinlenmeden verimli bir çalışma gerçekleştiremez.
Bu nedenle ders programınızı oluştururken yalnızca hangi derse ne kadar zaman ayıracağınızı değil, o derse hangi durumda çalışacağınızı da düşünmelisiniz.
Örneğin okuldan sonra enerjinizin görece yüksek olduğu saatlerde daha fazla dikkat gerektiren bir derse yönelebilirsiniz. Çok yorgun olduğunuz zamanlarda ise kısa konu tekrarı, defter düzenleme veya daha önce öğrendiğiniz bilgileri hatırlama gibi görevlerle başlayabilirsiniz.
Ancak zorlandığınız dersleri sürekli olarak yorgun olduğunuz saatlere bırakmamaya dikkat edin. Aksi hâlde bu dersler zamanla birikerek daha büyük bir sorun hâline gelebilir.
İlk çalışma bloğunuzu 20-30 dakika gibi yönetilebilir bir süreyle başlatabilirsiniz. Bu süreyi bir hedef olarak kullanabilir, ihtiyacınıza göre değiştirebilirsiniz.
Örneğin:
- İlk 25 dakika: Okulda öğrenilen konunun tekrarı.
- Sonraki 5-10 dakika: Kısa mola.
- İkinci 30 dakika: Konuyla ilgili soru çözümü.
- Ardından: Yanlışları inceleme ve sonraki çalışmayı belirleme.
Bu yalnızca örnek bir düzendir. Her öğrencinin çalışma süresi, dikkat düzeyi ve ders yükü farklıdır.
Önemli olan, çalışma sürenizi gerçekçi belirlemek ve yalnızca masada geçirilen dakikaları değil, bu sürede ne öğrendiğinizi de değerlendirmektir.
7. Okulda Öğrendiklerinizi Eve Geldiğinizde Pekiştirin
Okuldan sonraki çalışma saatlerinin en önemli amaçlarından biri, gün içinde öğrenilen bilgilerin yeniden ele alınmasıdır.
Ders sırasında öğretmeni dinlemiş olabilirsiniz. Defterinize notlar almış, örnek soruları takip etmiş ve konuyu anladığınızı düşünmüş olabilirsiniz. Ancak bir bilgiyi ders sırasında anlamak ile o bilgiyi daha sonra bağımsız biçimde kullanabilmek aynı şey değildir.
Bu nedenle okulda işlenen konuları eve geldiğinizde kısa bir çalışmayla gözden geçirmek yararlı olabilir.
Bu tekrar sırasında bütün konuyu baştan sona yeniden yazmanız gerekmez. Bunun yerine kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
- Bugün hangi konuyu öğrendim?
- Konunun temel mantığını kendi cümlelerimle açıklayabilir miyim?
- Hangi noktaları anlamakta zorlandım?
- Öğretmenin çözdüğü örneğe benzer bir soruyu kendim çözebilir miyim?
- Hangi bilgileri unutmamak için yeniden gözden geçirmeliyim?
Bu sorular, öğrenmenizi daha bilinçli değerlendirmenize yardımcı olur.
Örneğin matematik dersinde yeni bir konu işlendiğini düşünelim. Eve geldiğinizde önce defterinize bakmadan konunun temel mantığını hatırlamaya çalışabilirsiniz. Ardından notlarınızı kontrol edip eksik kalan noktaları tamamlayabilir ve birkaç soru çözebilirsiniz.
Böylece yalnızca konuyu yeniden okumakla kalmaz, bilgiyi hatırlama ve kullanma fırsatı da bulursunuz.
YKS’ye hazırlanan öğrenciler açısından bu yaklaşım ayrıca önemlidir. Çünkü sınav hazırlığı yalnızca yeni konu öğrenmekten ibaret değildir. Öğrenilen bilgilerin zaman içinde korunması, farklı soru türlerinde kullanılması ve gerektiğinde yeniden gözden geçirilmesi gerekir.
8. Telefonunuzu ve Çalışma Ortamınızı Önceden Düzenleyin
Ders çalışmaya geçiş sürecinde çevresel koşullar da önemlidir.
Masanızda çok sayıda eşya bulunması, ihtiyacınız olan kitabı aramak veya sürekli gelen telefon bildirimleri çalışma başlangıcını geciktirebilir.
Bu nedenle ders çalışmaya başlamadan önce kısa bir hazırlık yapın.
Çalışacağınız dersin kitabını, defterini, kalemini ve gerekli diğer malzemeleri masanıza yerleştirin. Çalışma alanınızda yalnızca o sırada ihtiyaç duyacağınız araçların bulunmasına özen gösterin.
Telefonunuzu da çalışma süresince nasıl kullanacağınıza önceden karar verin. Ders çalışırken telefonunuza ihtiyacınız yoksa onu başka bir odada bırakabilir veya bildirimleri kapatabilirsiniz. Telefonunuzu ders için kullanıyorsanız yalnızca gerekli uygulamalara yönelmek ve dikkatinizi dağıtan içeriklerden uzak durmak daha uygun olabilir.
Buradaki amaç teknolojiyi tamamen hayatınızdan çıkarmak değildir. Amaç, dikkatinizi ne zaman ve hangi koşullarda kullanacağınızı kontrol edebilmektir.
Ayrıca çalışma ortamınızın her zaman kusursuz görünmesi gerekmez. Bazen masanızı düzenlemek için gereğinden fazla zaman harcamak da ders çalışmayı ertelemenin bir biçimine dönüşebilir.
Bu nedenle hazırlık sürenizi kısa tutun ve gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra ilk görevinize geçin.
9. Okul, Kurs, Ev ve YKS Çalışmasını Birbirine Rakip Hâle Getirmeyin
Özellikle 11. ve 12. sınıf öğrencileri ile mezun gruptaki YKS adayları, günlük çalışma planlarını oluştururken birden fazla sorumluluğu yönetmek zorundadır.
Okul dersleri, kurs programı, ödevler, TYT çalışmaları, AYT konuları ve deneme sınavları aynı dönemde gündeme gelebilir.
Bütün bu görevleri aynı akşam tamamlamaya çalışmak öğrencinin kendisini sürekli yetişemiyormuş gibi hissetmesine neden olabilir.
Bu nedenle önceliklerinizi belirlemeniz gerekir.
Okuldan sonra hangi görevlerin mutlaka tamamlanması gerektiğini, hangi çalışmaların haftalık plana yerleştirilebileceğini ve hangi konuların daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu değerlendirin.
Örneğin okulda işlenen ve anlamakta zorlandığınız bir matematik konusunu o gün tekrar etmek öncelikli olabilir. Uzun süredir eksik kalan başka bir konuyu ise haftalık programınızdaki ayrı bir çalışma bloğuna yerleştirebilirsiniz.
Burada önemli olan, her akşam bütün dersleri çalışmak zorunda olduğunuzu düşünmemektir.
Dengeli bir çalışma programı, her gün her şeyi yapmaya çalışmak yerine gerekli işleri doğru zamana yerleştirmeyi amaçlar.
TYT ve AYT çalışmalarını birlikte yürütüyorsanız günlük programınızda ikisine de yer verebilirsiniz. Ancak bu, her gün iki sınavın bütün derslerini çalışmanız gerektiği anlamına gelmez. Haftalık konu dağılımı, okulda işlenen dersler, eksikleriniz ve yaklaşan sınavlar dikkate alınarak esnek bir plan hazırlanabilir.
Kurs günlerinde daha kısa bir ev çalışması yapmak, daha müsait günlerde ise daha kapsamlı soru çözümü ve konu tekrarı planlamak mümkün olabilir.
Planınızın yoğunluğu kadar uygulanabilir olması da önemlidir.
10. Ders Çalışmayı Ertelediğinizde Kendinizi Suçlamak Yerine Nedeni Araştırın
Bazen bütün hazırlıklarınızı yapmanıza rağmen ders çalışmaya başlayamayabilirsiniz.
Dinlenme süreniz bitmiştir, kitaplarınız masadadır ve ne çalışacağınızı biliyorsunuzdur. Buna rağmen içinizden çalışmak gelmez.
Böyle durumlarda kendinizi tembel veya başarısız olarak değerlendirmek yerine, başlangıcı zorlaştıran nedeni anlamaya çalışın.
Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Çok mu yorgunum?
Okulda yoğun bir gün geçirmiş, yeterince uyumamış veya uzun süre dikkat gerektiren etkinliklerle uğraşmış olabilirsiniz. Bu durumda kısa bir dinlenme daha planlamak ya da ilk çalışma bloğunu hafifletmek işe yarayabilir.
Görevim fazla mı büyük?
Bir akşamda çok sayıda konu bitirmeyi hedeflemiş olabilirsiniz. Görevi küçültmek, çalışmaya başlamayı kolaylaştırabilir.
Nereden başlayacağımı bilmiyor muyum?
Öncelikleriniz net değilse birkaç dakika içinde basit bir çalışma sırası belirleyin.
Çalışma ortamım dikkatimi mi dağıtıyor?
Telefon, televizyon, gürültü veya sürekli bölünmek çalışma sürecinizi zorlaştırıyor olabilir.
Planım günlük hayatıma uygun mu?
Okuldan sonra eve geç ulaşmanıza rağmen çok uzun bir çalışma programı hazırlamış olabilirsiniz. Bu durumda programı yeniden düzenlemek gerekir.
Bu soruların amacı kendinize mazeret üretmek değil, çözülmesi gereken problemi doğru belirlemektir.
Çünkü bir sorunun nedeni anlaşılmadan yalnızca daha fazla çaba göstermeye çalışmak her zaman sonuç vermez.
Ders çalışmaya başlamakta zorlanmanız sürekli hâle geliyorsa uyku düzeninizi, günlük yükünüzü, stres düzeyinizi ve çalışma planınızı birlikte değerlendirebilirsiniz. Gerektiğinde öğretmeninizden, okul rehberlik servisinden veya güvendiğiniz bir yetişkinden destek almak da yararlı olabilir.
11. Her Gün Aynı Performansı Göstermek Zorunda Değilsiniz
Bazı öğrenciler bir gün çok verimli çalıştıklarında ertesi gün de aynı performansı göstermeleri gerektiğini düşünür. Bekledikleri düzeye ulaşamadıklarında ise çalışma programlarının başarısız olduğunu hissederler.
Oysa günlük enerji düzeyi, okulda yaşananlar, derslerin yoğunluğu ve dinlenme ihtiyacı değişebilir.
Bu nedenle iyi bir rutin, yalnızca her şey yolunda giderken uygulanabilen bir rutin değildir. Zor günlerde de tamamen kopmadan devam edebilmenizi sağlayan bir yapıya sahip olmalıdır.
Örneğin normal bir günde bir saat konu tekrarı ve soru çözümü yapmayı planlıyor olabilirsiniz. Ancak çok yoğun bir okul gününün ardından kendinizi yorgun hissediyorsanız daha kısa bir tekrar yapabilir, öncelikli ödevinizi tamamlayabilir ve kalan çalışmayı haftalık planınıza uygun biçimde yeniden düzenleyebilirsiniz.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, her zor günün bütün sorumlulukları ertelemek için bir gerekçeye dönüşmemesidir. Aynı şekilde her gün aynı yoğunlukta çalışmayı kendinizden beklemek de gerçekçi değildir.
Amaç kusursuz bir çalışma günü geçirmek değil, sürdürülebilir bir çalışma alışkanlığı geliştirmektir.
Bir gün planınızın dışına çıktığınızda ertesi gün yeniden başlayabilirsiniz. Kaçırdığınız çalışmaları telafi etmek için ertesi güne gerçekçi olmayan bir yük eklemek yerine önceliklerinizi yeniden belirleyin.
Böylece tek bir aksaklığın bütün haftayı etkilemesini önleyebilirsiniz.
12. Akşamın Sonunda Çalışmanızı Kısaca Değerlendirin
Ders çalışmak yalnızca masaya oturmak ve belirli bir süreyi tamamlamak değildir. Çalışmanızın ne kadar işe yaradığını anlamak da sürecin önemli bir parçasıdır.
Bu nedenle akşamın sonunda birkaç dakikanızı değerlendirmeye ayırabilirsiniz.
Kendinize şu soruları sorun:
- Bugün hangi görevleri tamamladım?
- Hangi konuyu daha iyi anlamaya başladım?
- Hangi sorularda zorlandım?
- Yarın ilk olarak ne yapmalıyım?
- Bugünkü çalışma planımın hangi bölümü gerçekçiydi, hangi bölümü değişmeli?
Bu değerlendirmeyi uzun bir rapora dönüştürmeniz gerekmez. Bir deftere birkaç cümle yazmanız veya çalışma planınızın yanına kısa notlar eklemeniz yeterlidir.
Örneğin şöyle bir not tutabilirsiniz:
“Bugün okulda işlenen matematik konusunu tekrar ettim. Temel soruları çözebiliyorum ancak yeni nesil sorularda zorlandım. Yarın bu soru türlerinden örnekler inceleyeceğim.”
Bu not, ertesi gün nereden başlayacağınızı belirlemenize yardımcı olur. Ayrıca ilerlemenizi yalnızca çözdüğünüz soru sayısıyla değil, öğrendikleriniz ve fark ettiğiniz eksiklerle de değerlendirmenizi sağlar.
Zaman içinde bu kayıtları inceleyerek hangi günlerde daha rahat çalıştığınızı, hangi görevlerin planladığınızdan uzun sürdüğünü ve hangi çalışma biçimlerinin size daha uygun olduğunu görebilirsiniz.
Böylece çalışma rutininizi varsayımlara göre değil, kendi deneyimlerinize göre geliştirebilirsiniz.
13. Örnek Bir Okul Sonrası Ders Çalışma Rutini
Aşağıdaki program, okuldan saat 16.00 civarında eve gelen ve akşam saatlerinde ders çalışmak isteyen bir lise öğrencisi için örnek olarak hazırlanmıştır. Ulaşım sürenize, kurs saatlerinize, okul programınıza ve kişisel ihtiyaçlarınıza göre saatleri değiştirebilirsiniz.
16.00–16.45 | Eve geliş ve dinlenme
Üzerinizi değiştirin, yemeğinizi yiyin, su için ve bir süre dinlenin. Bu zaman dilimini kendinize ayırdığınız bilinçli bir mola olarak değerlendirin.
16.45–17.00 | Çalışma ortamını hazırlama
Günün hedeflerini gözden geçirin. Kitaplarınızı ve defterlerinizi hazırlayın. Telefonunuzun dikkatinizi dağıtmasını önleyecek bir düzen oluşturun.
17.00–17.30 | Okulda öğrenilen konunun tekrarı
O gün işlenen bir konuyu yeniden ele alın. Notlarınızı gözden geçirin, konunun temel mantığını kendi cümlelerinizle açıklamaya çalışın.
17.30–17.40 | Kısa mola
Çalışma alanından uzaklaşın, hareket edin veya su için. Molanızı önceden belirlediğiniz sürede tamamlamaya çalışın.
17.40–18.20 | Soru çözümü ve uygulama
Tekrar ettiğiniz konuyla ilgili sorular çözün. Yanlış yaptığınız sorularda yalnızca doğru cevabı öğrenmekle yetinmeyin; nerede zorlandığınızı da belirleyin.
18.20–19.00 | Akşam yemeği ve dinlenme
Yemek yiyin ve günün temposundan uzaklaşmak için kendinize zaman ayırın.
19.00–19.45 | Öncelikli ders veya YKS çalışması
Eksik olduğunuz bir konuya, yaklaşan sınavınıza veya haftalık çalışma planınızdaki öncelikli göreve odaklanın.
19.45–20.00 | Mola
Kısa bir dinlenme arası verin.
20.00–20.30 | Ödev, yanlış analizi veya kısa tekrar
Günün ihtiyacına göre ödevinizi tamamlayın, yanlışlarınızı inceleyin ya da önceki günlerde öğrendiğiniz bir konuyu gözden geçirin.
20.30–20.40 | Günlük değerlendirme
Tamamladığınız görevleri kontrol edin. Ertesi günün ilk çalışma adımını belirleyin.
Bu programdaki saatler kesin kurallar değildir. Bazı günlerde daha erken başlayabilir, bazı günlerde daha geç çalışabilirsiniz. Kursa gittiğiniz günlerde çalışma süresini azaltmanız gerekebilir. Daha fazla dinlenmeye ihtiyaç duyduğunuz günlerde ise programınızı buna göre değiştirebilirsiniz.
Ayrıca her öğrencinin akşam boyunca bu kadar uzun bir çalışma düzenine ihtiyacı yoktur. Önemli olan, kendi sorumluluklarınıza ve hedeflerinize uygun bir program oluşturmaktır.
14. Okuldan Sonra Ders Çalışma Rutini Oluşturmak İçin Bir Haftalık Başlangıç Planı
Yeni bir rutin geliştirmek istiyorsanız bütün alışkanlıklarınızı bir anda değiştirmeye çalışmayın. İlk haftada yalnızca birkaç temel davranışa odaklanabilirsiniz.
1. gün: Başlangıç saatini belirleyin.
Eve geliş saatinizi ve ihtiyaç duyduğunuz dinlenme süresini değerlendirin. Ders çalışmaya geçmek için gerçekçi bir saat seçin.
2. gün: İlk görevinizi önceden belirleyin.
Akşamdan ertesi günün ilk çalışma görevini yazın. Masaya oturduğunuzda karar vermekle zaman kaybetmeyin.
3. gün: Telefon düzeninizi oluşturun.
Ders çalışırken telefonunuzun dikkatinizi nasıl etkilediğini gözlemleyin. İhtiyacınıza uygun bir kullanım sınırı belirleyin.
4. gün: Küçük bir görevle başlayın.
Çalışmaya başlamadan önce bütün akşamı düşünmek yerine ilk 20-30 dakikaya odaklanın.
5. gün: Okulda öğrenilenleri tekrar edin.
O gün işlenen bir konuyu kısa bir çalışmayla pekiştirin. Anlamadığınız noktaları belirleyin.
6. gün: Rutininizi değerlendirin.
Hangi adımların işe yaradığını, hangilerinin zorlayıcı olduğunu gözden geçirin. Gerekirse başlangıç saatinizi veya mola sürenizi değiştirin.
7. gün: Gelecek haftayı planlayın.
Okul, kurs, ödev ve YKS çalışmalarınızı birlikte değerlendirin. Yoğun günlere daha kısa, uygun günlere daha kapsamlı çalışmalar yerleştirin.
Bu yedi günlük planın amacı bir haftada kusursuz bir alışkanlık oluşturmak değildir. Amaç, size uygun bir sistem geliştirmek ve bu sistemi deneyimlerinize göre iyileştirmektir.
Sonuç: Ders Çalışmaya Başlamak İçin Her Zaman İstekli Olmayı Beklemeyin
Okuldan eve geldikten sonra ders çalışmakta zorlanmanız, tek başına başarısız bir öğrenci olduğunuz anlamına gelmez. Gün boyunca yoğun bir tempo içinde bulunmak, zihinsel yorgunluk hissetmek ve dinlenmeye ihtiyaç duymak günlük yaşamın doğal parçalarıdır.
Önemli olan, bu ihtiyaçları görmezden gelmeden ders çalışmaya geçişi kolaylaştıracak bir düzen oluşturmaktır.
Eve geldiğinizde dinlenmek için kendinize zaman ayırın. Ancak dinlenme sürenizi belirsiz bırakmayın. İlk çalışma görevinizi önceden belirleyin. Çalışma ortamınızı hazırlayın. Büyük hedefleri küçük adımlara bölün ve gün içinde öğrendiklerinizi pekiştirmeye önem verin.
Bütün bunları yaparken her gün aynı performansı göstermeyi beklemeyin. Bazı günler daha fazla, bazı günler daha az çalışabilirsiniz. Önemli olan, çalışma planınızı gerçekçi tutmak ve gerektiğinde yeniden düzenleyebilmektir.
Özellikle YKS hazırlık sürecinde başarı, yalnızca uzun saatler boyunca ders çalışmakla ilgili değildir. Öğrenilen bilgileri düzenli olarak tekrar etmek, eksikleri fark etmek, yanlışlardan yararlanmak ve sürdürülebilir bir çalışma sistemi kurmak da büyük önem taşır.
Unutmayın: Ders çalışmaya başlamak için her zaman yüksek motivasyona sahip olmanız gerekmez. Bazen ne yapacağınızı bilmek, küçük bir adım atmak ve kendinize uygun bir rutin oluşturmak yeterlidir.
Bugün eve geldiğinizde bütün akşamı kusursuz biçimde planlamaya çalışmak yerine kendinize şu soruyu sorun:
“Dinlendikten sonra yapabileceğim ilk somut çalışma adımı ne?”
Bu soruya verdiğiniz cevap, okuldan sonraki zamanınızı daha bilinçli yönetmenin başlangıcı olabilir. Küçük ama düzenli adımlar, zaman içinde hem çalışma alışkanlıklarınızı hem de öğrenme sürecinizi geliştirmenize yardımcı olabilir.