Blog
Yanlış Yapmaktan Kaçınmak Performansı Düşürür mü?
- Şubat 26, 2026
- Yayınlayan: admin
- Kategori: Adverisement Hobbies izmirykskursları LGS Duyurular LGS Rehberlik Technology Uncategorized YKS Duyurular YKS Rehberlik
Sınav sürecinde birçok öğrenci için en zor duygulardan biri yanlış yapma korkusudur. Yanlış işaretlemekten, net kaybetmekten ya da bilgisinin yetersiz olduğunu görmekten kaçınmak ister. Oysa öğrenme süreci doğası gereği deneme ve hata içerir. Yanlıştan uzak durmaya çalışmak kısa vadede güvenli hissettirse de uzun vadede performansı sınırlayabilir.
Risk almadan öğrenmek mümkün değildir. Bir konuyu gerçekten kavramanın yolu, o konuyla ilgili sorularla karşılaşmak ve gerektiğinde hata yapmaktır. Sadece konu anlatımı dinlemek ya da not okumak kişiye “anladım” hissi verebilir. Ancak bu his her zaman gerçek öğrenmeye karşılık gelmez. Öğrenme, bilginin zorlandığı yerde başlar. Zor soruya yaklaşmak, emin olunmayan şıkkı değerlendirmek ve gerektiğinde yanlış yapmak zihinsel gelişimi tetikler.
Yanlış yapmaktan kaçınan öğrenci genellikle iki davranış gösterir. Ya sürekli kolay sorular çözer ya da deneme sınavlarında riskli gördüğü soruları boş bırakır. Bu durum netlerin belirli bir seviyede sabit kalmasına neden olur. Çünkü gelişim, konfor alanının biraz dışına çıkıldığında gerçekleşir. Zor sorularla temas kurulmadığında analiz becerisi, hız ve esneklik yeterince gelişmez.
Deneme kültürü bu noktada kritik bir öneme sahiptir. Deneme sınavını bir ölçme aracı değil, bir gelişim aracı olarak görmek gerekir. Deneme, eksikleri görünür kılar. Yanlışlar, hangi konuda tekrar yapılması gerektiğini gösterir. Eğer öğrenci her yanlışı kişisel bir başarısızlık olarak yorumlarsa, denemeden uzaklaşır. Ancak yanlışı geri bildirim olarak değerlendirdiğinde süreç güçlenir.
Burada rehberlik birimlerinin yaklaşımı da belirleyicidir. Alfa Genç Dershanesi rehberlik birimi, öğrencilerin deneme sonuçlarını yalnızca net üzerinden değerlendirmek yerine analiz odaklı ele almayı hedefler. Hangi soruda neden hata yapıldı, zaman yönetimi nasıl ilerledi, dikkat kaybı nerede yaşandı gibi sorular üzerinden yapılan değerlendirmeler öğrencinin gelişim alanını netleştirir. Bu yaklaşım, yanlışın bir tehdit değil bir veri olduğunu öğretir.
Yanlış yapma korkusunun temelinde çoğu zaman mükemmeliyetçilik bulunur. “Ya hep ya hiç” düşüncesi, tek bir hatayı bile tolere edemez. Oysa sınav başarısı kusursuzluk değil, hata payını yönetebilme becerisidir. Yüksek net yapan öğrenciler hiç yanlış yapmayanlar değil, yanlışlarını hızlı analiz edip tekrar etmeyenlerdir.
Risk almak kontrolsüz davranmak anlamına gelmez. Bilinçli risk, bilgiye dayanarak seçenekleri değerlendirmek ve sonucu kabullenmektir. Bu tutum zamanla özgüveni artırır. Öğrenci zor sorudan kaçmadıkça zihinsel dayanıklılığı güçlenir. Her deneme, performans kasını biraz daha geliştirir.
Sonuç olarak yanlış yapmaktan kaçınmak kısa vadede rahatlatıcı görünse de uzun vadede performansı düşürebilir. Öğrenme, hatayla temas ettiğimiz yerde derinleşir. Deneme kültürünü benimseyen, yanlışı analiz eden ve risk almaktan kaçınmayan öğrenci hem akademik hem psikolojik olarak daha sağlam bir ilerleme gösterir.