Blog
YouTube’da Ders Videosu İzlemek Gerçekten Ders Çalışmak mıdır?
- Kasım 5, 2026
- Yayınlayan: admin
- Kategori: Adverisement Hobbies izmirykskursları LGS Duyurular LGS Rehberlik Technology Uncategorized YKS Duyurular YKS Rehberlik
Öğrenmek, İzlemekten Daha Fazlasıdır
Günümüzde ders çalışmak denildiğinde akla gelen ilk yöntemlerden biri YouTube üzerinden konu anlatım videoları izlemektir. Özellikle lise öğrencileri ve YKS’ye hazırlanan gençler için YouTube, ders kaynaklarına kolayca ulaşabilecekleri, farklı öğretmenlerin anlatımlarını dinleyebilecekleri ve anlamadıkları konuları yeniden öğrenebilecekleri oldukça önemli bir platform hâline gelmiştir. Matematikten fiziğe, Türkçeden biyolojiye kadar hemen her dersin konu anlatımına ulaşmak mümkündür.
Ancak burada üzerinde durulması gereken önemli bir soru vardır: Bir öğrencinin saatler boyunca ders videosu izlemesi, gerçekten ders çalıştığı anlamına gelir mi?
Bir konuyu öğretmenin anlatımından dinlemek, o konuyu anlamaya yardımcı olabilir. Fakat anlamak ile öğrenmek, öğrenmek ile bilgiyi kullanabilmek aynı şey değildir. Öğrenciler bazen uzun süre video izledikleri hâlde soru çözerken zorlanabilir, denemelerde karşılarına çıkan farklı soru tiplerinde ne yapacaklarını bilemeyebilirler. Bu durum, ders çalışmak için harcadıkları zamanın her zaman öğrenmeye dönüşmediğini gösterir.
Ders videosu izlemek, doğru kullanıldığında oldukça etkili bir öğrenme aracıdır. Ancak tek başına yeterli değildir. Gerçek öğrenme, öğrencinin izlediği bilgiyi zihninde işleyebilmesi, hatırlayabilmesi, uygulayabilmesi ve gerektiğinde farklı durumlarda kullanabilmesiyle gerçekleşir.
Bu nedenle öğrencilerin ders çalışma alışkanlıklarını yeniden değerlendirmeleri ve video izlemeyi aktif öğrenmenin bir parçası hâline getirmeleri gerekir.
1. Ders Videosu İzlemek Neden Ders Çalışıyormuş Gibi Hissettirir?
Bir öğrenci YouTube üzerinden matematik konu anlatımı izlediğinde öğretmenin çözdüğü soruları takip eder. Öğretmen formülü açıklar, işlem basamaklarını gösterir ve sonuca ulaşır. Öğrenci de anlatılanları dinlerken sorunun çözümünü anladığını düşünür.
Bu süreç oldukça akıcıdır. Öğrencinin karşısına doğrudan bir problem çıkmaz, çözüm için uzun süre düşünmesi gerekmez ve çoğu zaman hata yapma ihtimali de düşüktür. Öğretmen gerekli adımları zaten göstermektedir.
Bu durum öğrencide bir öğrenme hissi oluşturabilir.
Örneğin öğrenci, matematikte bir konunun 40 dakikalık videosunu izlediğinde kendisini o konuyu tamamlamış gibi hissedebilir. Ancak video bittikten sonra aynı konudan bir soruyu tek başına çözmesi istendiğinde zorlanabilir.
Bunun nedeni, video sırasında öğrencinin çoğunlukla bilgiyi takip eden konumda olmasıdır. Öğretmenin yaptığı işlemleri görmek, öğrencinin aynı işlemleri bağımsız olarak yapabileceği anlamına gelmez.
Buna öğrenme yanılsaması denilebilir.
Öğrenci, anlatımı takip edebildiği için konuyu bildiğini düşünür. Oysa gerçek öğrenme, bilgiyi dışarıdan bir destek olmadan hatırlamaya ve kullanmaya çalıştığında daha net ortaya çıkar.
Bu yüzden ders videosu izlerken kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Öğretmen anlattığı için mi anlıyorum, yoksa bu bilgiyi tek başıma kullanabilecek durumda mıyım?”
Bu sorunun cevabı, ders çalışma sürecimizin ne kadar etkili olduğunu anlamamıza yardımcı olacaktır.
2. Pasif Öğrenme ile Aktif Öğrenme Arasındaki Fark
Ders çalışma sürecinde iki temel yaklaşım vardır: Pasif öğrenme ve aktif öğrenme.
Pasif öğrenme nedir?
Pasif öğrenme, öğrencinin bilgiyi ağırlıklı olarak dışarıdan aldığı süreçtir. Video izlemek, öğretmeni dinlemek veya konu anlatımını takip etmek bu sürecin örnekleridir.
Pasif öğrenme tamamen yanlış bir yöntem değildir. Özellikle yeni bir konuyla karşılaşırken öğrencinin temel bilgileri edinmesi için gereklidir.
Ancak yalnızca pasif öğrenmeye dayalı bir çalışma düzeni, öğrencinin bilgiyi kullanma becerisini yeterince geliştirmeyebilir.
Aktif öğrenme nedir?
Aktif öğrenme ise öğrencinin öğrenme sürecine doğrudan katıldığı yöntemleri kapsar.
- İzlediği konuyla ilgili soru çözmek,
- Öğretmenin anlattığı bilgileri kendi cümleleriyle açıklamak,
- Video sırasında durup çözümü kendisi yapmaya çalışmak,
- Konuyla ilgili önemli noktaları hatırlamaya çalışmak,
- Yanlış yaptığı soruların nedenlerini analiz etmek,
- Öğrendiği bilgileri farklı soru tiplerinde kullanmak.
Aktif öğrenmede öğrenci yalnızca bilgiyi alan kişi değildir. Bilgiyi işleyen, sorgulayan ve uygulayan kişidir.
Örneğin bir öğrenci matematikte ikinci dereceden denklemler konusunu izlediğinde öğretmenin çözdüğü soruları takip etmekle yetinmemelidir. Video bittikten sonra defterini kapatıp temel çözüm yöntemlerini hatırlamaya çalışmalı ve ardından kendi başına sorular çözmelidir.
Çünkü bir bilgiyi öğrenmenin önemli yollarından biri, o bilgiyi zihinden geri çağırmaya çalışmaktır.
3. YouTube Ders Videolarının Öğrenme Sürecindeki Gerçek Rolü
YouTube ders videoları, doğru kullanıldığında öğrencinin akademik gelişimine önemli katkılar sağlayabilir.
Özellikle şu durumlarda oldukça faydalıdır:
Anlaşılmayan konuları yeniden öğrenmek: Okulda veya kursta anlatılan bir konu yeterince anlaşılmadığında farklı bir öğretmenin anlatımını dinlemek, konunun başka bir açıdan kavranmasını sağlayabilir.
Eksik bilgileri tamamlamak: Öğrenci daha önce öğrendiği ancak zaman içerisinde unuttuğu bir konuyu video yardımıyla tekrar edebilir.
Yeni bir konuya hazırlanmak: Bir konuya başlamadan önce kısa bir ön izleme yapmak, öğrencinin ders sırasında daha kolay odaklanmasına yardımcı olabilir.
Farklı soru çözüm yöntemlerini görmek: Özellikle matematik ve fen derslerinde aynı sorunun farklı çözüm yollarını görmek, öğrencinin düşünme becerisini geliştirebilir.
Kendi öğrenme hızını belirlemek: Öğrenci anlamadığı bir bölümü durdurabilir, geri alabilir ve tekrar izleyebilir.
Ancak burada önemli bir sınır vardır: Video, öğrencinin öğrenmesini destekleyen bir araçtır; öğrenmenin tamamı değildir.
Bir konuyu öğrenmek için 30 dakikalık video izlemek gerekiyorsa bu, o konunun 30 dakikada tamamen öğrenileceği anlamına gelmez. Video sonrasında yapılacak tekrarlar, soru çözümü ve analizler de öğrenme sürecinin önemli parçalarıdır.
4. Video İzlerken Yapılan En Büyük Hatalar
Öğrencilerin ders videosu izlerken farkında olmadan yaptıkları bazı hatalar, öğrenme verimliliğini azaltabilir.
Hata 1: Videoyu baştan sona hiç durdurmadan izlemek
Öğrenci videoyu açar, öğretmeni dinler ve anlatımın tamamlanmasını bekler. Video sona erdiğinde konunun bittiğini düşünür.
Oysa özellikle sayısal derslerde öğrencinin anlatım sırasında aktif olması gerekir.
Öğretmen bir soru çözerken öğrenci de çözümün ilk adımını kendisi bulmaya çalışmalıdır. Öğretmen devam etmeden önce videoyu durdurmak ve soruya birkaç dakika düşünerek yaklaşmak oldukça yararlıdır.
Hata 2: Sürekli farklı öğretmenlerden video izlemek
Bir öğrenci aynı konuyu farklı öğretmenlerden defalarca dinleyebilir. İlk anlatım anlaşılmadığında ikinci videoya, ikinci anlatım yetersiz geldiğinde üçüncü videoya geçebilir.
Bu durum bazen gerçekten farklı bir açıklamaya ihtiyaç duyulduğu için yararlı olabilir. Ancak sürekli öğretmen değiştirmek, öğrencinin konu üzerinde uygulama yapmasını geciktirebilir.
Bir konuyu öğrenmek için sürekli yeni anlatımlar aramak yerine, uygun bir anlatım seçip ardından soru çözümüne geçmek daha dengeli bir yaklaşım olacaktır.
Hata 3: Videoyu izlerken her şeyi deftere geçirmek
Bazı öğrenciler ders videosunu izlerken öğretmenin söylediği her cümleyi yazmaya çalışır. Bu nedenle anlatımı anlamaya ve üzerinde düşünmeye yeterince zaman ayıramaz.
Not tutmak faydalıdır ancak notların amacı videoyu birebir kopyalamak değildir.
Öğrenci; temel kavramları, önemli formülleri, dikkat edilmesi gereken noktaları ve kendi için anlamlı olan açıklamaları yazmalıdır.
Kısa, anlaşılır ve gerektiğinde tekrar kullanılabilecek notlar oluşturmak daha işlevseldir.
Hata 4: Video izleme süresini başarı göstergesi olarak kabul etmek
“Bugün 4 saat video izledim.”
Bu cümle, öğrencinin çalışmaya zaman ayırdığını gösterir. Ancak ne kadar öğrendiğini tek başına açıklamaz.
Asıl değerlendirilmesi gereken sorular şunlardır:
- İzlediğim konudan kaç soru çözebildim?
- Hangi soru tiplerinde zorlandım?
- Öğrendiğim bilgileri videoya bakmadan hatırlayabiliyor muyum?
- Yanlışlarımın nedenlerini anlayabildim mi?
- Bir sonraki denemede bu konuyla ilgili soruları çözebilecek miyim?
Ders çalışma süresini değerlendirmek önemlidir. Fakat süreyi öğrenme çıktılarıyla birlikte değerlendirmek çok daha anlamlıdır.
Hata 5: Videoyu arka planda açık tutmak
Bazen öğrenci ders videosunu açar ancak aynı anda telefonuyla ilgilenir, sosyal medyada gezinir veya başka işler yapar.
Bu durumda video açık olduğu için çalışıyor gibi hissedebilir. Fakat dikkat sürekli bölündüğünde anlatılan bilgilerin zihinde işlenmesi zorlaşır.
Ders videosu izlemek, odaklanmayı gerektiren bir etkinliktir. Öğrenci izleme süresini mümkün olduğunca dikkatli ve amaçlı kullanmalıdır.
5. YKS Hazırlığında Video İzlemek mi, Soru Çözmek mi Daha Önemlidir?
YKS hazırlığında öğrencilerin sıkça karşılaştığı ikilemlerden biri budur.
Konu anlatım videosu izlemek mi daha önemlidir, yoksa soru çözmek mi?
Aslında bu iki çalışma birbirinin alternatifi değildir. Birbirini tamamlayan süreçlerdir.
Öğrenci bir konuyu hiç bilmiyorsa öncelikle temel bilgileri öğrenmelidir. Bu aşamada konu anlatımı ve öğretmen desteği oldukça önemlidir.
Ancak konu hakkında temel bir bilgiye sahip olduktan sonra sürekli video izlemek yerine soru çözümüne ağırlık vermelidir.
TYT ve AYT hazırlığında öğrencinin yalnızca bilgiyi bilmesi yeterli değildir. Bilgiyi farklı soru biçimlerinde kullanabilmesi, soruyu yorumlayabilmesi ve uygun çözüm yöntemini seçebilmesi gerekir.
Örneğin TYT matematikte bir konu anlatımını izleyen öğrenci, temel soru tiplerini çözebiliyorsa artık daha fazla video izlemek yerine farklı seviyelerde sorularla karşılaşmalıdır.
AYT matematikte ise konu bilgisi, işlem becerisi ve soru üzerinde doğru stratejiyi kurma becerisi birlikte gelişmelidir.
Bu nedenle video izleme süresi öğrencinin ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir.
Konuyu öğrenmekte zorlanan öğrenci için video süresi daha fazla olabilir. Konuya hâkim olan öğrenci için ise soru çözümü, tekrar ve deneme analizi daha ön plana çıkmalıdır.
Burada amaç, mümkün olduğunca çok video izlemek değil; öğrenilen bilgiyi sınavda kullanılabilir hâle getirmektir.
6. Etkili Ders Videosu İzleme Yöntemi Nasıl Olmalıdır?
YouTube ders videolarından maksimum verim almak isteyen öğrenciler, izleme sürecini belirli aşamalara ayırabilir.
Birinci aşama: İzleme amacını belirlemek
Videoyu açmadan önce öğrenci kendisine şu soruyu sormalıdır:
“Bu videoyu neden izliyorum?”
- Konuyu ilk kez mi öğreniyorum?
- Anlamadığım bir noktayı mı açıklığa kavuşturuyorum?
- Bir soru tipinin çözümünü mü öğreniyorum?
- Daha önce öğrendiğim konuyu mu tekrar ediyorum?
Amaç net olduğunda öğrenci anlatım sırasında hangi bilgilere odaklanması gerektiğini daha kolay belirler.
İkinci aşama: Kısa bölümler hâlinde izlemek
Uzun videoları tek seferde tamamlamak yerine belirli bölümler hâlinde izlemek daha etkili olabilir.
Örneğin 60 dakikalık bir konu anlatımını 15-20 dakikalık bölümlere ayırmak, öğrencinin dikkatini korumasına yardımcı olabilir.
Her bölümün sonunda kısa bir değerlendirme yapılmalıdır.
“Bu bölümde ne öğrendim?”
“Öğretmenin anlattığı temel yöntem neydi?”
“Bu bilgiyi kendim açıklayabilir miyim?”
Bu sorular, öğrencinin yalnızca anlatımı takip etmesini değil, bilgiyi zihninde işlemesini sağlar.
Üçüncü aşama: Öğretmen çözmeden önce düşünmek
Özellikle soru çözüm videolarında bu yöntem oldukça önemlidir.
Öğretmen soruyu ekrana getirdiğinde öğrenci videoyu durdurmalıdır. Soruyu kendisi okumalı, verilenleri belirlemeli ve çözüm için bir yol aramalıdır.
Çözümü tamamen bulamasa bile ilk adımı belirlemeye çalışması önemlidir.
Ardından öğretmenin çözümünü izleyerek kendi yaklaşımıyla karşılaştırabilir.
Bu yöntem, öğrencinin problem çözme becerisini geliştirmesine yardımcı olur.
Dördüncü aşama: Video bittikten sonra bilgiyi hatırlamak
Video sona erdiğinde defter ve ekran kapatılmalıdır.
Öğrenci birkaç dakika boyunca öğrendiği konuyu kendi cümleleriyle anlatmaya çalışmalıdır.
Örneğin:
“Bugün fonksiyonlarda bileşke konusunu öğrendim. Bileşke fonksiyon oluştururken bir fonksiyonun çıktısını diğer fonksiyonun girdisi olarak kullanıyorum. Sorularda önce hangi fonksiyonun içeride olduğunu belirlemem gerekiyor.”
Bu şekilde yapılan kısa bir anlatım, öğrencinin konuyu ne kadar kavradığını görmesini sağlar.
Beşinci aşama: Soru çözümüyle öğrenmeyi pekiştirmek
Video sonrasında mutlaka soru çözümüne yer verilmelidir.
Öğrenci önce temel düzeydeki sorularla başlamalı, ardından orta düzey ve farklı soru tiplerine geçmelidir.
Soru çözümü sırasında yapılan yanlışlar öğrenme sürecinin doğal bir parçasıdır.
Önemli olan yanlış yapmamak değil, yanlışın nedenini anlamaktır.
Altıncı aşama: Bir süre sonra yeniden kontrol etmek
Bir konuyu video izledikten hemen sonra anlamak, o bilginin uzun süre hatırlanacağı anlamına gelmez.
Bu nedenle öğrenci ertesi gün veya birkaç gün sonra konuyu kısa bir tekrar ve soru çözümüyle yeniden kontrol etmelidir.
Aralıklı tekrar, öğrenilen bilgilerin daha kalıcı hâle gelmesine yardımcı olabilir.
7. Ders Videosu İzleme ve Soru Çözümünü Birleştiren Örnek Çalışma Planı
Bir öğrencinin matematikte belirli bir konuyu çalışacağını düşünelim.
Aşağıdaki örnek plan, video izleme sürecini aktif öğrenmeyle birleştirmeyi amaçlamaktadır.
| Çalışma Aşaması | Süre | Yapılacak Çalışma |
|---|---|---|
| Konu anlatımı | 20 dakika | Videoyu dikkatli izleme |
| Aktif not çıkarma | 10 dakika | Temel kavram ve formülleri yazma |
| Hatırlama çalışması | 5 dakika | Videoyu kapatıp konuyu anlatma |
| Temel soru çözümü | 20 dakika | Konuyla ilgili başlangıç soruları |
| Orta düzey soru çözümü | 25 dakika | Farklı soru tiplerini deneme |
| Yanlış analizi | 10 dakika | Hataların nedenlerini belirleme |
| Kısa tekrar | 5 dakika | Öğrenilenleri gözden geçirme |
Bu plan toplam 95 dakikalık bir çalışma örneğidir. Süreler öğrencinin düzeyine, konuya ve ihtiyaçlarına göre değiştirilebilir. Her konu için aynı süreyi kullanmak zorunlu değildir.
Bu çalışma düzeninde video, toplam sürecin yalnızca bir bölümünü oluşturur. Öğrenci hem bilgiyi edinir hem de bu bilgiyi kullanmayı öğrenir.
8. “Anladım” Demek ile “Yapabiliyorum” Demek Arasındaki Fark
Ders çalışma sürecinde öğrencilerin en çok dikkat etmesi gereken noktalardan biri, anlama hissi ile bağımsız çözüm becerisini birbirinden ayırmaktır.
Bir öğretmenin çözdüğü soruyu izlerken bütün adımlar mantıklı gelebilir. Öğrenci, çözüm sırasında yapılan işlemleri takip edebilir ve “Ben de bu soruyu çözebilirdim.” diye düşünebilir.
Ancak aynı soru öğretmenin çözümü olmadan karşısına geldiğinde farklı bir durum ortaya çıkabilir.
Öğrenci nereden başlayacağını bilemeyebilir. Hangi formülü kullanacağını hatırlayamayabilir veya sorunun hangi konuyla ilişkili olduğunu belirlemekte zorlanabilir.
Bu durum öğrencinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Aksine, öğrenme sürecinde hangi aşamaya ihtiyaç duyduğunu gösteren önemli bir geri bildirimdir.
Bu nedenle öğrenciler kendilerini yalnızca konu anlatımını takip edebilme düzeyinde değerlendirmemelidir.
Gerçek ölçüt şudur:
“Bu bilgiyi kendi başıma kullanabiliyor muyum?”
Öğrenci bu soruya olumlu yanıt verebildiğinde, konuya ilişkin öğrenme süreci daha sağlam bir noktaya ulaşmış demektir.
9. YouTube Ders Videoları Öğrencinin Zaman Yönetimini Nasıl Etkiler?
YouTube’un en büyük avantajlarından biri kolay erişilebilir olmasıdır. Ancak bu avantaj, zaman yönetimi açısından bazı riskleri de beraberinde getirir.
Öğrenci bir konu anlatımı izlemek için platforma girdiğinde karşısına başka ders videoları, önerilen içerikler ve farklı başlıklar çıkabilir.
“Bir de şu videoyu izleyeyim.” düşüncesiyle çalışma süresi uzayabilir.
Bazen öğrenci planladığı konuyu tamamlamak yerine farklı videolar arasında dolaşabilir.
Bu durum, özellikle YKS hazırlığında zamanın verimli kullanılmasını zorlaştırabilir.
Bunu önlemek için öğrenciler:
- İzleyecekleri videoyu çalışma başlamadan önce belirlemeli,
- Konuyla ilgisiz içeriklere geçmemeli,
- Video izleme süresini çalışma planına dahil etmeli,
- Gereksiz tekrarları azaltmalı,
- Video sonrasında soru çözümü için yeterli zaman ayırmalı,
- Çalışma sonunda elde ettiği sonuçları değerlendirmelidir.
Ders çalışma sürecinde önemli olan, platformda geçirilen zaman değil, öğrencinin hedeflediği öğrenme çıktısına ulaşmasıdır.
10. Öğrenciler Kendilerine Hangi Soruları Sormalıdır?
Ders videosu izledikten sonra öğrencilerin kendilerini değerlendirmeleri oldukça önemlidir.
Aşağıdaki sorular, çalışma sürecinin daha bilinçli yürütülmesine yardımcı olabilir:
- İzlediğim videonun amacı neydi?
- Videoda anlatılan temel bilgileri hatırlayabiliyor muyum?
- Konuyu kendi cümlelerimle açıklayabiliyor muyum?
- Öğretmenin çözdüğü soruların benzerlerini kendim çözebiliyor muyum?
- Videoyu izlerken gerçekten odaklandım mı?
- Konuyla ilgili hangi noktalarda zorlandım?
- Yanlış yaptığım soruların nedenlerini belirleyebildim mi?
- Bu konuyu birkaç gün sonra yeniden hatırlayabilecek miyim?
- Video izlemek yerine soru çözmeye geçmem gereken bir noktada mıyım?
Bu sorular, öğrencinin çalışma alışkanlıklarını daha gerçekçi değerlendirmesine yardımcı olacaktır.
11. Rehberlik Açısından Ders Videosu İzleme Alışkanlığı
Öğrencilerin çalışma alışkanlıkları değerlendirilirken yalnızca ders başında geçirdikleri süreye odaklanmak yeterli değildir.
Özellikle YKS hazırlığında öğrencilerin video izleme alışkanlıkları, soru çözüm performansları ve deneme sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Bir öğrenci çok sayıda video izliyor ancak soru çözümünde ilerleme kaydedemiyorsa çalışma yönteminin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.
Bu noktada öğrenciye doğrudan “Daha fazla soru çözmelisin.” demek yerine, çalışma sürecinin hangi aşamasında zorlandığını anlamak önemlidir.
Örneğin:
- Konu bilgisi eksik olabilir.
- Video izlerken yeterince aktif olmayabilir.
- Soruyu yorumlama becerisini geliştirmeye ihtiyaç duyabilir.
- Öğrendiği bilgileri hatırlamakta zorlanabilir.
- Yanlış analizlerini yeterince yapmıyor olabilir.
- Çalışma süresini verimli kullanamıyor olabilir.
Öğrencinin ihtiyacı belirlendiğinde daha doğru bir çalışma yöntemi oluşturulabilir.
Rehberlik sürecinde öğrencinin kendi öğrenme sorumluluğunu üstlenmesi desteklenmelidir. Öğrenci, ne kadar video izlediğini değil, ne öğrendiğini ve öğrendiği bilgiyi nasıl kullandığını değerlendirmeyi alışkanlık hâline getirmelidir.
12. Başarılı Öğrenciler Nasıl Çalışır?
Başarılı öğrencilerin çalışma yöntemleri birbirinden farklı olabilir. Her öğrencinin öğrenme hızı, akademik altyapısı ve ihtiyaçları aynı değildir.
Ancak etkili çalışma alışkanlıklarında ortak bazı özellikler bulunur.
Başarılı bir öğrenci, anlamadığı bir konuyu öğrenmek için video izleyebilir. Fakat video izlemekle yetinmez. Konuyu öğrendikten sonra uygulamaya geçer.
Kendi başına soru çözmeye çalışır. Yanlış yaptığı soruları inceler. Eksik olduğu noktaları belirler. Gerektiğinde yeniden konu anlatımına döner.
Yani çalışma süreci tek yönlü değildir.
Öğrenci video izler, soru çözer, yanlışlarını analiz eder ve gerektiğinde tekrar yapar.
Bu döngü, öğrenmenin gelişmesine katkı sağlar.
Burada önemli olan öğrencinin kendisini başka öğrencilerle karşılaştırması değil, kendi çalışma yöntemini sürekli geliştirmesidir.
13. Ders Çalışmanın Gerçek Ölçütü Nedir?
Bir öğrencinin ders çalışıp çalışmadığını yalnızca masa başında geçirdiği süreye bakarak değerlendirmek doğru değildir.
Ders çalışmanın gerçek ölçütü, öğrencinin öğrenme sürecinde ne kadar aktif olduğu ve elde ettiği bilgiyi ne ölçüde kullanabildiğidir.
Örneğin:
Bir öğrenci 3 saat boyunca konu anlatımı videosu izleyebilir. Başka bir öğrenci ise 1 saat konu anlatımı izleyip 2 saat soru çözebilir.
Bu iki öğrenciden hangisinin daha verimli çalıştığını yalnızca süreye bakarak belirlemek mümkün değildir.
Öğrencilerin başlangıç düzeyleri, çalıştıkları konular ve hedefleri farklı olabilir.
Ancak video izleyen öğrenci konuyu hatırlayamıyor ve soruları çözemiyorsa çalışma yöntemini gözden geçirmelidir.
Soru çözen öğrenci ise yanlışlarını analiz ederek eksiklerini belirleyebiliyorsa öğrenme sürecine aktif olarak katılıyor demektir.
Bu nedenle ders çalışmanın gerçek ölçütü, harcanan zamanla birlikte ortaya çıkan öğrenme ve gelişimdir.
Sonuç: Videoyu İzleyen Değil, Bilgiyi Kullanabilen Öğrenci Öğrenir
YouTube’da ders videosu izlemek gerçekten ders çalışmak mıdır?
Evet, ders videosu izlemek ders çalışmanın önemli bir parçasıdır. Ancak tek başına yeterli değildir.
Video izlemek, öğrencinin konuya ilişkin bilgi edinmesini sağlar. Fakat bu bilginin kalıcı hâle gelmesi ve sınavlarda kullanılabilmesi için aktif öğrenme yöntemleriyle desteklenmesi gerekir.
Öğrenciler konu anlatımını dinlemeli, önemli noktaları not almalı, bilgileri kendi cümleleriyle açıklamalı, soru çözmeli ve yanlışlarını analiz etmelidir.
Unutulmamalıdır ki bir konuyu izlemek, o konuyu öğrenmeye başlamak demektir. Bir konuyu bağımsız olarak çözebilmek ise öğrenme sürecinde önemli bir ilerleme kaydedildiğini gösterir.
YKS hazırlığında başarıya ulaşmak isteyen öğrenciler, çalışma alışkanlıklarını yalnızca video izleme süresine göre değerlendirmemelidir.
Asıl hedef, izlenen videoların sayısını artırmak değil, öğrenilen bilgilerin niteliğini geliştirmektir.
Çünkü ders çalışmak, yalnızca bilgiyi görmek veya duymak değildir. Ders çalışmak; düşünmek, denemek, hatırlamak, uygulamak ve gelişmektir.
Kendinize şu soruyu sorun: Bugün kaç saat ders videosu izledim değil, bugün öğrendiğim hangi bilgiyi kendi başıma kullanabildim?
Bu soruya vereceğiniz cevap, çalışma sürecinizin gerçek verimliliğini anlamanız için önemli bir başlangıç olacaktır.
Alfa Genç Kurs olarak öğrencilerimize önerimiz; teknolojiyi doğru kullanmaları, çalışma süreçlerini bilinçli planlamaları ve öğrenmeyi yalnızca konu anlatımıyla sınırlı tutmamalarıdır. Akademik başarı, doğru kaynakları kullanmanın yanında bu kaynaklardan edinilen bilgiyi etkili bir şekilde uygulayabilmekle gelişir.