Blog
Yeni Eğitim Yılına Hazırlanırken Bir Haftalık Ders Çalışma Programı Nasıl Hazırlanmalı?
- Ağustos 17, 2026
- Yayınlayan: admin
- Kategori: Adverisement Hobbies izmirykskursları LGS Duyurular LGS Rehberlik Technology Uncategorized YKS Duyurular YKS Rehberlik
Yeni bir eğitim yılının başlamasına sayılı günler kala öğrencilerin zihninde pek çok soru oluşmaya başlayabilir: “Ders çalışmaya ne zaman başlamalıyım?”, “Hangi derse ne kadar zaman ayırmalıyım?”, “Eksik konularımı nasıl tamamlayacağım?”, “Okul, kurs, ödev ve dinlenme zamanını nasıl dengeleyeceğim?”
Özellikle yaz tatilinin son döneminde ders çalışma düzenine yeniden dönmek isteyen öğrenciler için en önemli adımlardan biri, gerçekçi ve sürdürülebilir bir çalışma programı hazırlamaktır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: İyi bir ders çalışma programı, günün her saatini dersle dolduran program değildir.
Başarılı bir haftalık program; öğrencinin seviyesini, hedeflerini, eksiklerini, günlük sorumluluklarını, dinlenme ihtiyacını ve kişisel çalışma temposunu dikkate alan programdır.
Yeni eğitim yılına başlamadan önce hazırlanacak bir haftalık çalışma programı da öğrencinin yalnızca derslere hazırlanmasını değil, aynı zamanda düzenli çalışma alışkanlığı kazanmasını, zamanını daha verimli kullanmasını ve akademik hedeflerine daha bilinçli ilerlemesini sağlar.
Yeni Eğitim Yılı Öncesinde Neden Haftalık Ders Çalışma Programı Hazırlanmalı?
Yaz tatili boyunca öğrencilerin günlük düzenleri değişebilir. Geç yatmak, geç kalkmak, uzun süre telefon veya bilgisayar kullanmak, tatil aktivitelerine daha fazla zaman ayırmak oldukça normaldir.
Ancak eğitim yılının başlamasıyla birlikte öğrencinin yeniden belirli bir düzene geçmesi gerekir. Ders çalışma programı bu geçişi kolaylaştıran önemli araçlardan biridir.
Haftalık program sayesinde öğrenci:
- Hangi gün ne çalışacağını önceden bilir.
- Ders çalışma konusunda sürekli karar vermek zorunda kalmaz.
- Zamanını daha planlı kullanır.
- Eksik olduğu derslere düzenli şekilde zaman ayırabilir.
- Tek bir derse aşırı yüklenmek yerine derslerini dengeli dağıtabilir.
- Tekrar ve soru çözümü için düzenli zaman oluşturabilir.
- Dinlenme ve sosyal aktivitelerini de programına dahil edebilir.
- Çalışmalarını takip ederek kendisini değerlendirebilir.
Özellikle LGS ve YKS hazırlığındaki öğrenciler için haftalık planlama, uzun vadeli hedeflerin günlük çalışmalara dönüştürülmesi açısından büyük önem taşır.
Çünkü sınav başarısı yalnızca “çok çalışmakla” değil, doğru çalışmayı sürdürülebilir hâle getirmekle ilişkilidir.
İyi Bir Haftalık Ders Çalışma Programının Temel Özellikleri Nelerdir?
Bir program hazırlarken öğrencilerin yaptığı en büyük hatalardan biri, ideal bir öğrenci üzerinden planlama yapmaktır.
Örneğin sabah 08.00’de başlayıp akşam 22.00’ye kadar neredeyse aralıksız ders çalışmayı hedefleyen bir program hazırlanabilir. Ancak öğrenci bu programı birkaç gün uyguladıktan sonra yoruluyor, programa yetişemiyor ve çalışmayı tamamen bırakıyorsa bu programın başarılı olduğunu söylemek mümkün değildir.
Bu nedenle iyi bir çalışma programının bazı temel özellikleri bulunmalıdır.
1. Gerçekçi Olmalıdır
Program öğrencinin günlük yaşamına uygun hazırlanmalıdır.
Okul, kurs, ulaşım, ödev, aile sorumlulukları, sosyal hayat ve dinlenme süreleri hesaba katılmalıdır.
Öğrencinin günlük olarak 3 saat verimli çalışabileceği biliniyorsa programa 7-8 saatlik çalışma koymak motivasyonu artırmak yerine zamanla başarısızlık hissine neden olabilir.
Gerçekçi bir program, uygulanabilen programdır.
2. Esnek Olmalıdır
Programın her dakikası kesin kurallara bağlanmamalıdır.
Beklenmeyen bir iş, aile programı, yorgunluk veya başka bir sorumluluk ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda programın tamamen bozulması yerine çalışmaların başka bir zamana kaydırılabilmesi gerekir.
Bu nedenle haftalık programlarda mutlaka bir miktar esneklik payı bırakılmalıdır.
3. Dersler Dengeli Dağıtılmalıdır
Bir öğrenci sevdiği derse sürekli çalışıp zorlandığı dersten kaçınabilir.
Örneğin matematiği seven bir öğrencinin haftalık programında matematiğe çok fazla, Türkçe veya fen bilimlerine ise çok az zaman ayırması dengeli bir çalışma düzeni oluşturmaz.
Program hazırlanırken öğrencinin:
- Güçlü olduğu dersler,
- Zorlandığı dersler,
- Eksik konuları,
- Hedeflediği başarı düzeyi
birlikte değerlendirilmelidir.
4. Konu Çalışması, Tekrar ve Soru Çözümü Birlikte Yer Almalıdır
Ders çalışmak yalnızca konu anlatımı izlemek veya kitabı okumak değildir.
Verimli bir çalışma döngüsü genel olarak:
Konu öğrenme → örnek inceleme → soru çözme → yanlışları analiz etme → tekrar
şeklinde ilerlemelidir.
Bu nedenle haftalık program yalnızca “Matematik çalış” veya “Türkçe çalış” şeklinde hazırlanmamalıdır.
Bunun yerine:
“Matematik – Üslü ifadeler konu tekrarı + 30 soru + yanlış analizi”
gibi daha somut hedefler belirlenebilir.
Bir Haftalık Ders Çalışma Programı Hazırlarken İlk Adım: Hedef Belirlemek
Program hazırlamadan önce öğrencinin kendisine şu soruyu sorması gerekir:
“Bu hafta sonunda neyi tamamlamış olmak istiyorum?”
Örneğin:
- Matematikte iki eksik konuyu tamamlamak,
- Türkçede paragraf soru rutinine başlamak,
- Fen bilimlerinde önceki konuları tekrar etmek,
- Her gün belirli sayıda soru çözmek,
- Geçmiş yıl konularındaki eksikleri belirlemek,
- Yeni eğitim yılına uygun çalışma saatlerine alışmak.
Hedefler mümkün olduğunca somut olmalıdır.
“Bu hafta çok çalışacağım.” bir hedef değildir.
Bunun yerine:
“Bu hafta matematikte iki konu tekrarı yapacağım ve toplam 150 soru çözeceğim.”
daha ölçülebilir bir hedeftir.
İkinci Adım: Haftanın Boş ve Dolu Saatlerini Belirlemek
Program doğrudan derslerle başlamamalıdır.
Öncelikle öğrencinin haftalık yaşam düzeni ortaya çıkarılmalıdır.
Bir kâğıda veya dijital takvime:
- Okul saatleri,
- Kurs saatleri,
- Ulaşım süreleri,
- Uyku saatleri,
- Yemek saatleri,
- Sosyal aktiviteler,
- Spor,
- Dinlenme zamanları
yazılabilir.
Böylece öğrencinin gerçekten kullanabileceği çalışma zamanları ortaya çıkar.
Örneğin okuldan 17.00’de çıkan ve eve 18.00’de ulaşan bir öğrencinin 17.00-18.00 arasına ders çalışma koyması gerçekçi olmayacaktır.
Planlama yapılırken zamanı ideal hâline göre değil, gerçek yaşam koşullarına göre değerlendirmek gerekir.
Üçüncü Adım: Dersleri Önceliklendirmek
Her dersin öğrencinin akademik hedefleri açısından aynı öncelikte olması gerekmeyebilir.
Özellikle sınava hazırlanan öğrenciler için dersler şu şekilde sınıflandırılabilir:
Birinci Grup: Eksik ve Zorlanılan Dersler
Öğrencinin konu eksiklerinin fazla olduğu veya soru çözerken zorlandığı derslerdir.
Bu derslere haftalık programda daha fazla zaman ayrılabilir.
İkinci Grup: Orta Düzeyde Olunan Dersler
Öğrencinin temelinin bulunduğu ancak düzenli tekrar ve soru çözümüne ihtiyaç duyduğu derslerdir.
Üçüncü Grup: Güçlü Olunan Dersler
Öğrencinin başarılı olduğu derslerdir. Bu dersler tamamen programdan çıkarılmamalı; tekrar ve soru çözümüyle mevcut seviyenin korunması sağlanmalıdır.
Buradaki amaç, öğrencinin sadece zayıf olduğu derslere yoğunlaşması da değildir.
Denge kurulmalıdır.
Dördüncü Adım: Çalışma Sürelerini Doğru Belirlemek
Bir öğrencinin verimli çalışma süresi yaşına, dikkat kapasitesine, alışkanlıklarına ve yaptığı çalışmanın türüne göre değişebilir.
Bu nedenle “Herkes günde şu kadar saat çalışmalıdır.” şeklinde tek bir doğru yoktur.
Özellikle yaz tatilinden yeni çıkan bir öğrencinin bir anda çok uzun çalışma saatlerine geçmesi yerine çalışma süresini kademeli olarak artırması daha sürdürülebilir olabilir.
Örneğin başlangıçta:
40 dakika çalışma + 10 dakika mola
gibi bir sistem kullanılabilir.
Daha sonra öğrencinin çalışma kapasitesine göre:
50 dakika çalışma + 10 dakika mola
veya
60 dakika çalışma + 10-15 dakika mola
gibi modeller uygulanabilir.
Burada önemli olan yalnızca masada geçirilen süre değil, gerçek anlamda öğrenmeye ayrılan süredir.
Beşinci Adım: Her Çalışma Bloğuna Net Bir Görev Vermek
“Akşam matematik çalışacağım.” oldukça genel bir ifadedir.
Bunun yerine:
18.30-19.20 → Matematik: Birinci dereceden denklemler konu tekrarı + 25 soru
gibi bir hedef belirlemek öğrencinin ne yapacağını netleştirir.
Çünkü belirsiz görevler ertelemeyi kolaylaştırabilir.
Programda her çalışma bloğu mümkün olduğunca şu üç soruya cevap vermelidir:
Ne çalışacağım?
Ne kadar çalışacağım?
Çalışmanın sonunda neyi tamamlamış olacağım?
Altıncı Adım: Her Gün Aynı Dersleri Çalışmak Yerine Dönüşümlü Sistem Kullanmak
Bir öğrencinin bütün haftayı yalnızca bir veya iki derse ayırması verimli değildir.
Dersler dönüşümlü şekilde programa yerleştirilebilir.
Örneğin:
Pazartesi: Matematik + Türkçe
Salı: Fen + Matematik
Çarşamba: Türkçe + Sosyal
Perşembe: Matematik + Fen
Cuma: Türkçe + Matematik
Cumartesi: Genel tekrar + deneme
Pazar: Eksik tamamlama + haftalık değerlendirme
Bu yalnızca örnek bir dağılımdır. Öğrencinin sınıf düzeyine, sınavına, ders yoğunluğuna ve ihtiyaçlarına göre değiştirilmelidir.
Yedinci Adım: Soru Çözümünü Programa Dahil Etmek
Özellikle LGS ve YKS öğrencileri için konu çalışmasının ardından soru çözümü büyük önem taşır.
Çünkü bir konuyu anlamak ile o konuyla ilgili soruları doğru çözebilmek aynı şey değildir.
Soru çözümü öğrencinin:
- Konuyu ne kadar öğrendiğini,
- Hangi soru tiplerinde zorlandığını,
- Bilgi eksiklerini,
- Dikkat hatalarını,
- Zaman yönetimi problemlerini
görmesini sağlar.
Bu nedenle haftalık programda yalnızca konu başlıkları değil, soru çözümü hedefleri de yer almalıdır.
Örneğin:
Matematik – 40 soru
yerine:
Matematik – Fonksiyonlar konu tekrarı + 30 temel seviye soru + 10 yeni nesil soru + yanlış analizi
şeklinde daha nitelikli bir çalışma planı oluşturulabilir.
Sekizinci Adım: Yanlış Analizine Zaman Ayırmak
Öğrencilerin sıklıkla yaptığı hatalardan biri, yanlış yaptığı soruyu sadece doğru cevaba bakarak geçmektir.
Oysa yanlışlar, öğrencinin gelişimi için önemli bir veri kaynağıdır.
Bir soru yanlış yapıldığında öğrenci kendisine şu soruları sorabilir:
- Konuyu bilmiyor muyum?
- Soruyu yanlış mı okudum?
- İşlem hatası mı yaptım?
- Dikkat probleminden mi kaynaklandı?
- Zaman baskısı mı yaşadım?
- Sorunun mantığını mı anlayamadım?
Bu analiz sonucunda öğrencinin gerçekten hangi konuda desteğe ihtiyacı olduğu daha net ortaya çıkar.
Bu nedenle haftalık programda yanlış analizi için özel zaman bulunması oldukça faydalıdır.
Dokuzuncu Adım: Deneme Sınavlarını Programa Eklemek
Yeni eğitim yılına hazırlanan özellikle LGS ve YKS öğrencileri için deneme sınavları yalnızca sınav yaklaşınca yapılacak çalışmalar olarak görülmemelidir.
Denemeler öğrencinin mevcut seviyesini görmesine, zaman yönetimini geliştirmesine ve eksiklerini belirlemesine yardımcı olur.
Ancak deneme çözmek kadar deneme analiz etmek de önemlidir.
Bir denemeden sonra:
- Yanlışlar,
- Boşlar,
- Süre kullanımı,
- Konu eksikleri,
- Dikkat hataları
incelenmelidir.
Örneğin cumartesi günü deneme çözen bir öğrenci, pazar günü deneme analizine ve eksik konuların tamamlanmasına zaman ayırabilir.
Örnek Bir Haftalık Ders Çalışma Programı
Aşağıdaki program, yeni eğitim yılı öncesinde çalışma düzenini yeniden oluşturmak isteyen bir öğrenci için örnek olarak değerlendirilebilir.
Pazartesi
Matematik: Eksik bir konunun tekrarı + soru çözümü
Türkçe: Paragraf çalışması
Akşam: 15-20 dakikalık genel tekrar
Salı
Fen Bilimleri: Konu tekrarı + soru çözümü
Matematik: Problem çalışması
Akşam: Yanlış yapılan soruların incelenmesi
Çarşamba
Türkçe: Dil bilgisi veya paragraf çalışması
Sosyal Bilimler: Konu tekrarı
Akşam: Kısa tekrar
Perşembe
Matematik: Yeni konu + soru çözümü
Fen Bilimleri: Test çalışması
Akşam: Yanlış analizi
Cuma
Türkçe: Paragraf soru çalışması
Matematik: Haftalık konuların tekrarı
Akşam: Haftanın eksik kalan çalışmalarının tamamlanması
Cumartesi
Deneme sınavı
Deneme analizi
Yanlış ve boşların konu bazlı değerlendirilmesi
Pazar
Eksik konu tamamlama
Haftalık tekrar
Yeni haftanın planlanması
Dinlenme ve sosyal zaman
Bu programın amacı öğrenciyi sürekli ders çalıştırmak değil, çalışma, tekrar, değerlendirme ve dinlenme arasında bir denge oluşturmaktır.
Programda Dinlenmeye Neden Yer Verilmeli?
Başarılı bir çalışma programında dinlenme zamanının bulunması bir eksiklik değildir.
Tam tersine, dinlenme planın önemli bir parçasıdır.
Uzun süre aralıksız çalışmak öğrencinin dikkatini ve motivasyonunu olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle çalışma bloklarının arasında kısa molalar verilmesi ve gün içerisinde öğrencinin kendisine ayırabileceği zamanın bulunması gerekir.
Özellikle eğitim yılı başlamadan önce öğrencinin kendisini yoğun bir tempoya sokarak kısa sürede tükenmesi yerine, uzun vadede sürdürebileceği bir çalışma ritmi oluşturması daha önemlidir.
Unutulmamalıdır:
Amaç bir hafta boyunca çok çalışmak değil, aylar boyunca düzenli çalışabilecek bir sistem kurmaktır.
Telefon ve Dijital Cihazlar Programın Neresinde Olmalı?
Ders çalışma sırasında telefon, sosyal medya, oyunlar ve diğer dijital uyaranlar öğrencinin dikkatini bölebilir.
Bu nedenle çalışma bloklarında telefonun sessize alınması, mümkünse çalışma alanından uzaklaştırılması veya belirli sürelerle kontrol edilmesi faydalı olabilir.
Ancak burada da tamamen gerçek dışı kurallar koymak yerine öğrencinin uygulayabileceği bir sistem oluşturulmalıdır.
Örneğin:
50 dakika ders + 10 dakika mola
şeklindeki bir çalışma bloğunda telefon kontrolü mola zamanına bırakılabilir.
Böylece öğrenci hem çalışma sırasında dikkatini koruyabilir hem de gün içerisinde dijital cihaz kullanımını daha kontrollü hâle getirebilir.
Program Hazırlandıktan Sonra En Önemli Aşama: Uygulama
Çok güzel hazırlanmış bir programın tek başına başarı getirmeyeceği unutulmamalıdır.
Asıl önemli olan programın uygulanması ve gerektiğinde yeniden düzenlenmesidir.
Hafta sonunda öğrenci kendisine şu soruları sorabilir:
- Bu hafta hangi hedeflerimi gerçekleştirdim?
- Hangi derslere yeterince zaman ayıramadım?
- En verimli çalıştığım saatler hangileriydi?
- Hangi konularda zorlandım?
- Hangi çalışmaları sürekli erteledim?
- Yanlışlarım en çok hangi konularda yoğunlaştı?
- Gelecek hafta neyi değiştirmeliyim?
Bu değerlendirme sayesinde program giderek öğrencinin ihtiyaçlarına daha uygun hâle gelir.
Her Öğrenci İçin Aynı Program Uygulanabilir mi?
Hayır.
Bir öğrencinin başarılı olduğu çalışma sistemi başka bir öğrenci için aynı sonucu vermeyebilir.
Öğrencinin:
- Sınıf düzeyi,
- Akademik seviyesi,
- Hedefi,
- Ders eksikleri,
- Günlük yaşam düzeni,
- Çalışma alışkanlıkları,
- Dikkat süresi,
- Okul ve kurs programı
dikkate alınmalıdır.
Özellikle LGS ve YKS gibi merkezi sınavlara hazırlanan öğrencilerde bireysel ihtiyaçların belirlenmesi, çalışma programının verimliliğini önemli ölçüde artırabilir.
Bu nedenle hazır programları doğrudan uygulamak yerine öğrencinin kendi ihtiyaçlarına göre uyarlaması daha doğru olacaktır.
Alfa Genç Kurs ile Yeni Eğitim Yılına Daha Planlı Başlayın
Yeni eğitim yılına hazırlanırken öğrencilerin yalnızca ders çalışması değil, nasıl çalışacağını öğrenmesi de büyük önem taşır.
Alfa Genç Kurs, LGS ve YKS hazırlık sürecinde öğrencilerin akademik çalışmalarını daha planlı ve sistemli şekilde yürütmelerine destek olmayı hedefler.
Öğrencilerin çalışma sürecinde yalnızca ders anlatımı değil; rehberlik, koçluk, deneme sınavları, deneme sonuçlarının değerlendirilmesi ve eksiklerin belirlenmesi gibi farklı süreçlerin birlikte yürütülmesi, öğrencinin kendi performansını daha yakından takip etmesine yardımcı olabilir.
Özellikle Türkiye geneli uygulanan deneme sınavlarından elde edilen sonuçların öğrencilerle birlikte değerlendirilmesi, hangi derslerde ve konularda gelişime ihtiyaç olduğunu görme açısından önemlidir.
Bir çalışma programının en önemli özelliği, öğrencinin gerçekten ihtiyaç duyduğu çalışmaları içermesidir. Bu nedenle program hazırlanırken yalnızca “Bugün kaç saat çalışacağım?” sorusuna değil, “Bugün hangi ihtiyacımı gidereceğim?” sorusuna da cevap verilmelidir.
Yeni Eğitim Yılına Başlarken Kendinize Bir Sistem Kurun
Yeni eğitim yılının ilk haftalarında öğrencilerin bir anda kusursuz bir çalışma düzenine geçmesi gerekmiyor.
Önemli olan küçük ama sürdürülebilir adımlarla ilerlemek.
İlk hafta belirli bir saatte masaya oturmak, her gün birkaç çalışma bloğunu tamamlamak, eksik konuları belirlemek ve hafta sonunda kendini değerlendirmek bile güçlü bir başlangıç olabilir.
Zaman içerisinde öğrencinin çalışma kapasitesi arttıkça program da geliştirilebilir.
Çünkü akademik başarı yalnızca bir sınavdan alınan sonuç değildir.
Başarı; hedef belirleme, planlama, düzenli çalışma, eksikleri fark etme, yanlışlardan öğrenme ve bütün bunları uzun süre sürdürebilme becerisinin sonucudur.
Yeni eğitim yılına hazırlanırken hazırlayacağınız bir haftalık ders çalışma programını da bu bakış açısıyla değerlendirin.
Kendinize şu soruyu sorun:
“Bu programı bir hafta boyunca uygulayabilir miyim?”
Cevabınız evetse doğru yoldasınız.
Çünkü en iyi program, kâğıt üzerinde en yoğun görünen program değil; öğrencinin uygulayabildiği, takip edebildiği ve zaman içerisinde geliştirebildiği programdır.