Blog
Yeni Eğitim Yılında Eski Hataları Tekrarlamamak İçin 7 Soru
- Eylül 6, 2026
- Yayınlayan: admin
- Kategori: Adverisement Hobbies izmirykskursları LGS Duyurular LGS Rehberlik Technology Uncategorized YKS Duyurular YKS Rehberlik
Yeni bir eğitim yılı başlıyor. Yeni dersler, yeni hedefler, yeni öğretmenler, yeni arkadaşlıklar ve belki de yepyeni bir çalışma düzeni… Takvimde yeni bir sayfa açılıyor. Ancak yeni bir eğitim yılına gerçekten yeni bir başlangıç yapabilmek için yalnızca yeni hedefler belirlemek yeterli değildir.
Bazen aynı sorunları farklı dönemlerde tekrar tekrar yaşarız. “Bu yıl daha düzenli çalışacağım.” deriz ama birkaç hafta sonra eski alışkanlıklarımıza geri döneriz. “Dersleri son güne bırakmayacağım.” deriz fakat sınav yaklaştığında yine yoğun bir stres yaşarız. “Telefonla daha az vakit geçireceğim.” diye karar veririz ama çalışma masasına oturduğumuzda dikkatimizi dağıtan ilk şey yine telefonumuz olur.
Peki neden?
Çünkü değişim yalnızca karar vermekle değil, geçmişte neyin işe yaramadığını fark etmekle başlar.
Yeni eğitim yılına başlamadan önce kendimize bazı doğru soruları sormak, geçmişte yaptığımız hataları fark etmemizi ve aynı döngüleri tekrar etmememizi sağlayabilir.
İşte yeni eğitim yılında kendinize sorabileceğiniz 7 önemli soru…
1. Geçen Eğitim Yılında Beni En Çok Zorlayan Şey Neydi?
Öncelikle geçmiş yılı genel hatlarıyla değerlendirmek gerekir.
Ancak burada amaç “Geçen yıl çok kötüydü.” ya da “Yeterince başarılı olamadım.” gibi genel ifadeler kullanmak değildir. Daha somut düşünmek gerekir.
Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
- Hangi derslerde daha fazla zorlandım?
- Çalışmaya başlamamı en çok ne engelledi?
- Zamanımı en fazla ne tüketti?
- Hangi dönemlerde motivasyonum düştü?
- Sınav dönemlerinde neden stres yaşadım?
- Ödevleri veya sorumlulukları neden son dakikaya bıraktım?
- Ders çalışırken dikkatimi en çok ne dağıttı?
Örneğin matematikte zorlandığınızı düşünelim. Sorunun yalnızca “matematiği yapamamak” olmadığını fark edebilirsiniz. Belki konuları düzenli tekrar etmediniz, belki anlamadığınız yerleri sormayı ertelediniz, belki de yalnızca sınavdan birkaç gün önce çalışmaya başladınız.
Bu ayrımı yapmak çok önemlidir.
Çünkü sorunu doğru tanımlamazsak çözümü de doğru oluşturamayız.
Bu nedenle yeni eğitim yılına başlarken “Neyi yanlış yaptım?” sorusundan çok, “Beni zorlayan şey tam olarak neydi?” sorusunu sormak daha faydalıdır.
2. Hangi Alışkanlıklarım Bana Fayda Sağladı, Hangileri Sağlamadı?
Her alışkanlık kötü değildir. Aynı şekilde her çalışma yöntemi de herkes için uygun olmayabilir.
Geçen yılınızı düşünün ve alışkanlıklarınızı iki gruba ayırın:
Bana fayda sağlayanlar
- Düzenli tekrar yapmak
- Derste not almak
- Günlük soru çözmek
- Anlamadığım konuları öğretmenime sormak
- Uyku düzenine dikkat etmek
- Çalışma planı hazırlamak
- Deneme sınavlarını analiz etmek
- Çalışma sırasında telefonu uzaklaştırmak
Bana fayda sağlamayanlar
- Dersleri son güne bırakmak
- Plansız çalışmak
- Sadece sevdiğim derslere yönelmek
- Çalışırken sürekli telefon kontrol etmek
- Sınavdan önce aşırı yoğun çalışmak
- Yanlışları analiz etmemek
- Anlamadığım konuları ertelemek
- Başkalarının çalışma programlarını kendime aynen uygulamak
Burada önemli olan başkalarının yöntemlerini doğru veya yanlış olarak değerlendirmek değil, kendi deneyiminizi analiz etmektir.
Örneğin bir arkadaşınız günde beş saat çalışarak çok başarılı olabilir. Bu, sizin de aynı süreyi çalışmanız gerektiği anlamına gelmez. Sizin için daha önemli olan, verimli ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni oluşturabilmektir.
Yeni eğitim yılında kendinize şu hedefi koyabilirsiniz:
“Geçen yıl işe yaramayan alışkanlıklarımı belirleyecek ve onların yerine daha işlevsel alışkanlıklar koyacağım.”
3. En Çok Hangi Konularda Erteleme Yapıyorum?
Erteleme, öğrencilerin akademik hayatında karşılaştığı en yaygın sorunlardan biridir.
Ancak ertelemenin altında çoğu zaman yalnızca “tembellik” yoktur.
Bir öğrenci bir konuyu anlamayacağından endişelendiği için çalışmayı erteleyebilir. Bir başka öğrenci yapacağı işin çok fazla olduğunu düşündüğü için nereden başlayacağını bilemeyebilir. Bazı öğrenciler ise mükemmel yapmak istedikleri için başlamayı sürekli erteler.
Bu nedenle kendinize şu soruyu sorun:
“Ben en çok neyi erteliyorum ve neden?”
Örneğin:
“Matematik çalışmayı erteliyorum.”
Peki neden?
“Çünkü konu zor geliyor.”
Peki bunun sonucunda ne oluyor?
“Konular birikiyor.”
Peki sonra?
“Sınav yaklaşınca stresim artıyor.”
Bu zinciri fark ettiğinizde sorunun yalnızca matematik çalışmak olmadığını görebilirsiniz. Asıl sorun, zorlandığınız bir konuyla karşılaştığınızda onu erteleme alışkanlığınız olabilir.
Çözüm ise işi küçültmek olabilir.
“Bugün matematiğin tamamını bitireceğim.” demek yerine:
“Bugün yalnızca bir konuyu tekrar edeceğim ve ardından 20 soru çözeceğim.”
demek işe başlamayı kolaylaştırabilir.
Unutmayın:
Büyük hedefler bazen küçük adımlara bölünmediğinde göz korkutabilir.
4. Çalışma Programı Yapıp Neden Sürdüremedim?
Yeni eğitim yılı başladığında öğrencilerin büyük bir bölümü kendisine yeni programlar hazırlar.
Pazartesi günü:
“Artık her gün düzenli çalışacağım.”
Salı günü:
“Bugün biraz yoruldum, yarın telafi ederim.”
Çarşamba günü:
“Program zaten bozuldu, haftaya yeniden başlarım.”
Ve birkaç hafta sonra aynı döngü yeniden yaşanır.
Eğer geçen yıl benzer bir durum yaşadıysanız, bu yıl kendinize şu soruyu sorun:
“Programımı neden sürdüremedim?”
Belki programınız gerçekçi değildi.
Belki dinlenmeye yeterince zaman ayırmadınız.
Belki bir günde tamamlayabileceğinizden çok daha fazla görev yazdınız.
Belki programınızda esneklik yoktu.
Belki de yalnızca dersleri listelediniz ancak ne zaman, nasıl ve ne kadar çalışacağınızı belirlemediniz.
İyi bir çalışma programı öğrencinin hayatını zorlaştırmak için değil, kolaylaştırmak için hazırlanmalıdır.
Bu nedenle yeni eğitim yılında program hazırlarken kendinize şu soruları sorun:
- Bu programı gerçekten uygulayabilir miyim?
- Dinlenmeye yeterince zaman ayırdım mı?
- Eksiklerimi dikkate aldım mı?
- Tek bir gün aksadığında bütün program bozuluyor mu?
- Programımda telafi zamanı var mı?
Unutmayın, mükemmel bir programdan çok sürdürülebilir bir program değerlidir.
5. Başarısız Olduğumda Kendime Nasıl Davranıyorum?
Yeni eğitim yılında değiştirmeniz gereken şeylerden biri de çalışma yönteminiz değil, kendinizle konuşma biçiminiz olabilir.
Bir sınavdan beklediğinizden düşük bir puan aldığınızda ne söylüyorsunuz?
“Ben zaten yapamıyorum.”
“Bu ders bende hiç olmuyor.”
“Arkadaşlarım benden daha başarılı.”
“Ne kadar çalışsam da olmayacak.”
gibi cümleler kuruyorsanız, başarısızlığı bir geri bildirim olmaktan çıkarıp kendiniz hakkında bir yargıya dönüştürebilirsiniz.
Oysa düşük bir sınav sonucu, sizin kim olduğunuzu belirlemez.
Bunun yerine:
“Bu sınavda hangi konularda hata yaptım?”
“Yanlışlarımın nedeni bilgi eksikliği mi, dikkat hatası mı?”
“Çalışma yöntemimi değiştirmem gerekiyor mu?”
“Bir sonraki sınava kadar neyi farklı yapabilirim?”
gibi sorular sorabilirsiniz.
Başarısızlık her zaman hoş bir deneyim değildir. Ancak doğru değerlendirildiğinde önemli bir öğrenme fırsatına dönüşebilir.
Sonucu değiştiremeyebilirsiniz ama sonuçtan sonra ne yapacağınızı değiştirebilirsiniz.
6. Zamanımı Gerçekten Önceliklerime Göre mi Kullanıyorum?
Bir gün 24 saatten oluşur. Ancak bu sürenin nasıl kullanıldığı öğrenciden öğrenciye değişir.
Yeni eğitim yılına başlarken bir haftanızı gözlemleyin.
Ders çalışma dışında zamanınızı nereye harcıyorsunuz?
- Sosyal medya
- Telefon
- Oyun
- Televizyon
- Arkadaşlarla geçirilen zaman
- Ulaşım
- Dinlenme
- Spor
- Hobiler
- Aile
- Uyku
Bunların tamamı hayatın doğal parçalarıdır. Ama önemli olan dengeyi kurabilmektir.
Amaç telefon kullanmayı veya eğlenmeyi tamamen bırakmak değildir.
Asıl soru şudur:
“Zamanımı ben mi yönetiyorum, yoksa zamanımı alışkanlıklarım mı yönetiyor?”
Örneğin 30 dakika dinlenmek için telefonunuza baktığınızda kendinizi bir saat sonra hâlâ ekrana bakarken buluyorsanız, burada bir düzenleme yapmanız gerekebilir.
Yeni eğitim yılında zaman yönetimi için küçük kurallar oluşturabilirsiniz:
- Ders çalışırken telefonu çalışma alanından uzaklaştırmak
- Sosyal medya için belirli zaman aralıkları belirlemek
- Büyük görevleri küçük parçalara bölmek
- Günün en önemli 2-3 işini önceden belirlemek
- Uyku saatlerini mümkün olduğunca düzenli tutmak
Zaman yönetimi, günün her dakikasını doldurmak değildir.
Önemli olan, sizin için önemli olan şeylere yeterince zaman ayırabilmektir.
7. Bu Eğitim Yılının Sonunda Nasıl Bir Öğrenci Olmak İstiyorum?
Belki de en önemli soru budur.
Çünkü hedef yalnızca “daha yüksek not almak” veya “daha fazla soru çözmek” olduğunda motivasyon zamanla azalabilir.
Bunun yerine kendinize daha geniş bir soru sorun:
“Bu eğitim yılının sonunda nasıl biri olmak istiyorum?”
Daha düzenli biri mi?
Sorumluluklarını zamanında yerine getiren biri mi?
Zorlandığında yardım isteyen biri mi?
Derslerini son güne bırakmayan biri mi?
Kendi çalışma yöntemini keşfetmiş biri mi?
Hatalarından ders çıkarabilen biri mi?
Kendisine daha fazla güvenen biri mi?
Bu sorunun cevabı, yıl boyunca alacağınız küçük kararları etkileyebilir.
Örneğin “Daha düzenli olmak istiyorum.” diyorsanız, bunun için her gün masaya saatlerce oturmanız gerekmeyebilir. Öncelikle çalışma alanınızı düzenlemek, ertesi günün görevlerini akşamdan belirlemek ve küçük sorumlulukları zamanında tamamlamakla başlayabilirsiniz.
Çünkü büyük değişimler çoğu zaman küçük ama tekrar edilen davranışların sonucunda ortaya çıkar.
Geçmişi Değiştiremeyiz, Ama Ondan Yararlanabiliriz
Yeni eğitim yılı, geçmişte yaptığımız bütün hataları silmez.
Ancak bize onları yeniden değerlendirmek için güzel bir fırsat sunar.
Geçen yıl ders çalışmayı ertelemiş olabilirsiniz.
Bir sınav döneminde yeterince hazırlanmamış olabilirsiniz.
Zamanınızı verimli kullanamamış olabilirsiniz.
Bazı hedeflerinize ulaşamamış olabilirsiniz.
Bunların hiçbirinin yeni eğitim yılının nasıl geçeceğini tek başına belirlemesi gerekmez.
Çünkü önemli olan hiç hata yapmamak değildir.
Önemli olan aynı hatayı fark etmeden tekrar etmemektir.
Bu nedenle yeni eğitim yılına başlarken kendinize yalnızca hedefler koymayın. Aynı zamanda geçmiş yılınızı da değerlendirin.
Bir kâğıt alın ve şu yedi soruyu cevaplayın:
- Geçen eğitim yılında beni en çok zorlayan şey neydi?
- Hangi alışkanlıklarım bana fayda sağladı, hangileri sağlamadı?
- En çok hangi konularda erteleme yapıyorum ve neden?
- Çalışma programımı neden sürdüremedim?
- Başarısız olduğumda kendime nasıl davranıyorum?
- Zamanımı gerçekten önceliklerime göre mi kullanıyorum?
- Bu eğitim yılının sonunda nasıl bir öğrenci olmak istiyorum?
Cevaplarınızı dürüstçe yazın.
Kendinizi suçlamak için değil, kendinizi daha iyi tanımak için.
Yeni Bir Eğitim Yılı, Yeni Bir Başlangıçtır
Eylül ayı yalnızca derslerin başladığı bir dönem değildir. Aynı zamanda yeniden düzenlenmek, yeni hedefler belirlemek ve geçmiş deneyimlerden yararlanarak daha bilinçli ilerlemek için bir fırsattır.
Bu yıl her şeyi kusursuz yapmak zorunda değilsiniz.
Her gün aynı motivasyona sahip olmayabilirsiniz.
Bazen planınız aksayabilir.
Bazı sınavlar beklediğinizden kötü geçebilir.
Bazı konuları öğrenmeniz daha uzun sürebilir.
Bunların hepsi eğitim sürecinin doğal parçalarıdır.
Önemli olan bir günün veya bir haftanın kötü geçmesini bütün yılın başarısızlığı olarak görmemektir.
Bir gün aksadıysa yeniden başlayabilirsiniz.
Bir sınav kötü geçtiyse eksiklerinizi analiz edebilirsiniz.
Bir alışkanlık işe yaramadıysa değiştirebilirsiniz.
Bir hedef gerçekçi değilse yeniden düzenleyebilirsiniz.
Çünkü başarı, hiç düşmemek değil; düştüğünüzde yeniden devam edebilmektir.
Yeni eğitim yılında kendinize şu cümleyi hatırlatabilirsiniz:
“Geçen yıl yaptığım hatalar benim geleceğim değil, geleceğimi daha iyi planlamam için kullanabileceğim deneyimlerdir.”
Yeni eğitim yılınızın daha düzenli, bilinçli, dengeli ve kendinizi geliştirdiğiniz bir yıl olması dileğiyle…